Flickr Vimeo Last FM Twitter Facebook Friendfeed Tumblr Delicious RSS Takip


hayatın iki yarısı

17 Oca 2012 günü saat 1:34 gibi yazılmış. toplam 9 defa okunmuş.

hayatın iki yarısı

hayatın birinci yarısı, mutluluğa karşı duyulan yorulmak bilmez bir özlem olduğu halde, ikinci bölümü acı dolu bir korku duygusuyla kaplıdır… çünkü, mutluluk denilen her şeyin kuruntu olduğu ve acıdan başka gerçeğin bulunmadığı fark edilmiştir artık… aklı başında insanların, yakıcı zevklerden çok acısız bir hayata yönelmeleri bundan ötürüdür… gençliğimde, kapımın zilinin her çalınışında, gönlüm sevinçle doluyor [...]

karanlıktan korkma, osho

13 Oca 2012 günü saat 3:06 gibi yazılmış. toplam 10 defa okunmuş.

karanlıktan korkma, osho

Sana söyleyeceğim bir tek şey var: Kendi karanlığından korkma. Hepsi sensin. Dışarıda tehlike yok. Hiç kimse zarar veremez sana. İçindeki karanlığa dönüp de bakabilirsen, aydınlanacaksın. Hadi bu kez dön ve bak ona. Yüzleş. O zaman ne yalnızlıktan, ne ölümden, ne de düşlerinden korkacaksın. Özünü anlayacaksın. İşte o zaman kendi gerçeğini dünyaya haykıracaksın. Kendi küçük hikâyeni, [...]

kendi gözünde sen?

03 Oca 2012 günü saat 22:53 gibi yazılmış. toplam 29 defa okunmuş.

kendi gözünde sen?

bugün işe gittim. sanki ilk defa gidiyormuşum gibi başladım yazıya :) yok düzenli olarak gidiyorum. neyse, lise son sınıf öğrencileri stajer bir arkadaşımız var yanımızda. bir başka birimde çalışıyor şu son zamanlarda. malum ilk dönemin bitmesine yaklaştığımız şu son günlerde, okullardan hocaları gelip bu arkadaşların puan durumunu öğreniyor yetkililerden. arkadaşımızın kulağına gelen duyumlara göre pekte [...]

bence ben, sence sen, insanca insan.

29 Ara 2011 günü saat 0:40 gibi yazılmış. toplam 30 defa okunmuş.

bence ben, sence sen, insanca insan.

kulağımda kulaklık, dolmuşun orta sıralarında cam kenarında oturuyorum. hiç tanımadığım insanların yanına gidiyorum. beklentim çok yüksek değil. benim gibi insanlar en nihayetinde… derken insanları düşünmeye başlıyorum. camdan dışarıya bakıyorum, insanlığın yaptığı buluşlara yani. arabalar, evler, ışıklandırmalar, yollar, köprüler, kocaman binalar ve daha bir çoğu. yüzyıllardır insanlar var. onların birikimleri hemen camın arkasındalar. oturduğum koltukta, kulağımdaki [...]

futbol ve ben

27 Ara 2011 günü saat 23:48 gibi yazılmış. toplam 14 defa okunmuş.

futbol ve ben

futbol. benim hayatımın vazgeçilemez en değerli parçasıydı bundan yıllar yıllar önce. bugün yolda geliyorken eskilere gittimde biraz hatıralarla doldum taştım. sonradan aklıma geldi annemle bu sabah konuştuklarımız. sen diyordu, küçükkende çarpınır dururdun. bilmeyen olabilir çarpınıp durmayı, anlamı çok hareketliydin demek. öyleydimde. şimdi deli gibi topun peşine koşmuyor olsamda, hala çarpınıyorum. yani sanırım. ilkokul’dayım daha. ben [...]

profesör’e (!)

27 Ara 2011 günü saat 0:26 gibi yazılmış. toplam 22 defa okunmuş.

profesör’e (!)

dersteyim. adının önemli olmadığı mühim bir ders. bölüm ingilizce. mühendislik fakültesi. yalnız dersi veren hocamız -sözde- bizi aşağılamaktan dersi pek anlatamıyor. dersini tam saatinde bitiriyor. hatta bazen daha geç bıraktığı bile oluyor. sanırım bu onun için bir teselli. işimi doğru yapıyorum edaları… siz nasıl öğrencisiniz, bunuda mı bilmiyorsunuz, her senekiler bir öncekilerden daha kötü, birisi [...]

susarsın.

25 Ara 2011 günü saat 1:29 gibi yazılmış. toplam 21 defa okunmuş.

susarsın. bir çığlık boşalacak gibi olur yüreğinin derinliklerinden. sessizliğin temelinde çığlıklar vardır. hep sesini duyurmak istediğinde olur bu. nasır tutmuş yüreğini bıçakla kazımaya benzer daha çok. içindeki her bir kelime, bir kan damlaya eşdeğerdir her dokunuşta. susmaya devam edersin. sanki ağzından ilk çıkacak harf, bahsi kaybettiğin anlamını taşır. bahisi umursamazsın her zamanki gibi. tuhaf olan [...]