yorumsuz 026
saat yine üç’e geliyordu. oldum olası severdi geceleri düşünmeyi, müzik dinlemeyi ve yazmayı. evet uzun zamandır yazmıyordu. eline fırsat geçmiyordu belkide… yine yazmak için tekrar eline aldığında kalemi, bilmiyordu satırlara neleri işleyeceğini. meşguldu kafası ve zihnide bir o kadar yorgundu. denemeliyim dedi. yazmaktan vazgeçemem dedi…
o bunları söyledikçe ben sustum. her daim dinlemeye hazır olduğumu biliyordu. küçük bir tebessümle karşılık verdim. sustum… ve bembeyaz bir kağıt hazırdı mürekkepleri işlemeye…
hayatın yoruculuğu tüm hızlıyla devam ediyor. tatilin geldiğine sevinemeden yaz için tüm planlarını iptal etti. şimdi sene içinde yapamadıkları için uğraş verecek. genç… cahil daha… isterse neler yapacağının farkında ama kafasını meşgul eden şeylerden sıyrılıp sorumluluklarına yeterli zamanı ayıramıyor. rahatlığıda bu yüzden. nede olsa olur amaaan boşversene havasında…
sevmeyi ve sevilmeyi hakkıyla yapma uğraşı devam ediyor sevilmek için hoş görünmesi gerektiğinin farkında. sevenleri var. kendini sevenleri daha çok seviyor. sevmenin hakkını hoş görünmekten daha fazla veriyor. sevgi yürekten geliyor çünkü. yürekten yaptığı her işte başarılıydı. sevmeyi biliyor…
güçlü…
sevmenin verdiği güçle köklerini salıyor hayata sıkıca. neyi kimi ne kadar sevdiğinin önemi yok. sevginin ağırlığı terazide değer göstermiyor ki. karşısındakinin bundan çoğu zaman haberi olmuyor. farkı yok diğerlerinden bununda diyor. ama eğer yardım isterse, ya da yardıma ihtiyacı olduğunu bilirse; gözünü kırpmaz yapar elinden geleni… fedakar!
iyi insanlar denk geliyor hayatına. onlarla zaman geçirmekten mutlu ve huzurlu. hepsinin bir çıkarı var elbet. onunda yok mu ki? elbet var! çıkarları karşılıklı yapmaya uğraşıyor. tek taraflı olması diğer tarafa zarar veriyor, iki taraf kazansın niteyinde. hayat şartları tüm dünyada git gide zorlaşıyor. kendi insanlarına üzülüyor… tüm insanlığa üzülüyor. insanlarımız boş yaşıyor, birbirleriyle bir şey paylaşmıyor, bir şey öğrenmiyor, uyutuluyor 3. şahıslar tarafından; buda onun kanına dokunuyor! elinden gelmeyenlere veryansın ediyor, bir de ona üzülüyor…
bunları düşünmek sana mı kaldı diyenlere cevap veremiyor. insan bunları hiç düşünmemiş ki… onların verdikleri uğraş karşı tarafı aşağılama ve alay etme üzerine. acıdıklarından daha fena halde olduklarını göremeyecek kadar kapamışlar kapılarını dış dünyaya. küçük bir aralıktan seyrediyorlar, pisliklerinide insanların üzerine atıyorlar. bu kadar!
yunus az önce okuduğunuz "yorumsuz 026" başlıklı yazısını 26 Haz 2010 günü saat 1:37 sularında yazmış. gel zaman git zaman 826 kişi okumuş. hadi ordan, yorumsuz başlık/ları altında görünen bu yazının içinden özenle seçilmiş kelime/ler ise; featured, insan, karmakarışık, sevgi, yorumsuz...
yazıyı yollamak istediğin bir yer varsa yardımcı olalım hemen. facebook, twitter, friendfeed, google var... hangisine istersen sal gitsin :)
