bugun mutsuz olmayacagim!
herkes kendi penceresinden bakıyor dış dünyaya. gördüklerimiz ayrı, anlamlandırdıklarımız ayrı… esasen yaşadıklarımız o kadar da kötü değil. sorun bizde: biz şükretmeyi bilmiyoruz elimizdekilere. varken farkına dahi varmadığımız, kaybettiğimiz ya da incittiğimiz zaman anlıyoruz kıymetini.
en basitinden elimize bir şey batıp, hasar gören yer işlevini yapamayınca o zaman anlıyoruz onun eksikliğini. o yokken tek derdimiz, tasamız o oluyor. ancak ne zaman iyileşip iş görmeye başlayınca o zaman eski halimize dönüyoruz. iyi ki demiyoruz, şükretmiyoruz!
eğer elinizden geliyorsa yeni gününüze güzel olacak diye başlayın. önce aldığınız nefese, sonra attığınız adıma ve sonrada sahip olduğunuz ailenize şükredin. bir an için onlardan birine sahip olmadığınızı düşünün. karamsar olmayın! kendi sahip olduklarınızla mutlu olmayı öğrenebilirsiniz. tek yapmanız gereken iyimser olmak. şükretmek. uyanıp pencerenizden dışarıya baktığınızda eğer güneş doğmuyorsa, günün aydınlandığına şükredin. eğer gün içinde yapmayı çok istediğiniz bir iş olmuyorsa başka bir uğraş edinin. zamanınızı asla boşa geçirmeyin.
geçen zamanın telafisi yok! elbet şimdi yapmadıklarınızı ileride de yapabilirsiniz ama bugün yapmamak, bugün mutlu olmamak için sizi bağlayan ne var? çıkarıp atın sizi sınırlayan ne varsa! keşfedecek daha çok şeyiniz var. bir an önce koyulun yola!
kendime yazdım.
yunus az önce okuduğunuz "bugun mutsuz olmayacagim!" başlıklı yazısını 10 Ağu 2010 günü saat 0:09 sularında yazmış. gel zaman git zaman 368 kişi okumuş. günlük başlık/ları altında görünen bu yazının içinden özenle seçilmiş kelime/ler ise; kendime yazdım, mutluluk, şükretmek, yetinmek...
yazıyı yollamak istediğin bir yer varsa yardımcı olalım hemen. facebook, twitter, friendfeed, google var... hangisine istersen sal gitsin :)
