morali bozuk adamim, cekilmem!
yani öyleymiş esasında…
canım sıkkın olduğunda gözüm kimseleri görmüyor. içinde bulunduğum duruma kapılıp gidiyorum. geçenlerde içten bir tespit gelmişti, doğruydu. moralim çok iyi olduğunda gözüm herşeyi keser, yaparım dedimmi yaparım. mutluysam işte iş bitmiştir o zaman. mümkünü yok kolay kolay hiç bir şey canımızı yakamaz, moralimi bozamaz.
gel görki, gel görki iş mutsuz olunca; keza mutlulukta olduğu gibi mutsuzluk esir alıyor bu defada beni. yokoluyorum, yaşlanıyorum, kimsesizleşiyorum… tüm sevdiklerim kötü oluyor, anlaşamıyorum… suçlu kim bu durumda? yapması gerekeni yapmayan, yapamayan kim? ben bu kötü hallerimden iyice bıktım. yeter böyle olsun istemiyorum. hiç kimseyle muhabbet etmek istemiyor, kimseyi sevmek istemiyorum. hiç kimseyi hemde! onlarda bunu çok iyi anlıyorlar sanırım, bırakıyorlar beni.
hayır hayır kızmıyorum kimseye! bütün kızgınlığım, dargınlığım kendime benim. iyiyken herkesle anlaşabilen, paylaşmayı seven bir adam; ruhsuz ve üzgün olunca yanında kimseleri göremediğine yanıyor biraz hepsi bu. belkide onlar var, onlar düşünüyor beni ama ben göremiyorum işte. verdiğim kadarını bekliyorum belkide… bende bilmiyorum :/ ama bildiğim bir şey varsa bu hayatta verdiğin asla aldığına eşit olmuyor. adil bir dağılım asla olmadı ve olmaz. pollyanna gibiysen genelde -ben gibi-, çoğu zaman kendiniz üzmezsin. hayatı akışına bırakır, kendini sürekli olmayanlarda aramazsın. iyimsersindir ve sevdiğin insanların mutluluğu sende herşeyden önemlidir… mutsuz olup bunları yapacak gücün olmadığı zaman, pollyannalar ararsın hayatının yakın çevresinde ama yoktur. ya da vardır sen yetinmeyi bilmiyorsundur. bu benim için ne yazık ki sonucu asla değiştirmeyecektir. netice olarak hayata verdikleri her zaman aldığından daha fazla bir adamım ben. bu adil olmayan dağılımın bu parçasıda benim.
oyunu kuralına göre oynamaya devam ediyorum elbette. ne zaman ki hayatımdaki pollyanna ölür, o zaman hayat’la oturur ciddi ciddi konuşuruz. az vereceğim sana bendekilerden bundan sonra derim! ister işine gelir, ister gelmez.
ama buradaysan ve bu yazıyı okuyorsan -bende dahil- sakın ola içindeki iyiliği yitirme. hayata verebileceklerin her zaman çok daha fazla olsun. arada böyle umutsuzlaşırsın ama genel olarak çok daha iyidir. kendi mutsuzluğunda yalnızsındır ama başkalarının mutluluğunu sürekli paylaşır, onları düşünürsün. şimdi biraz ağır gelir ama sonra sende mutlu olursun inan bana ;)
içimizdeki güzellikleri yitirmemek üzere…
yunus az önce okuduğunuz "morali bozuk adamim, cekilmem!" başlıklı yazısını 05 Eyl 2010 günü saat 16:20 sularında yazmış. gel zaman git zaman 232 kişi okumuş. günlük, hadi ordan başlık/ları altında görünen bu yazının içinden özenle seçilmiş kelime/ler ise; moral, morali bozuk, mutsuzluk, yalniz...
yazıyı yollamak istediğin bir yer varsa yardımcı olalım hemen. facebook, twitter, friendfeed, google var... hangisine istersen sal gitsin :)
