kafamın içindeki fırtına
seni hiç öyle görmemiştim. göstermemiştin belki kendini bana. saklamıştın. kıralan gururunun, yıpranan bedeninin artık yeter deyip kendini korumaya alması mıydı yoksa? hepsini uzunca düşündüm. artık beni sevmiyor mu diye sordum ve boğazım düğümlendi. halsizleştim, bitkin düştüm, ayakta duracak takatim kalmadı.
kafamın içindeki fırtına beni benden aldı götürdü. insanların nasıl bir gecede hayatlarının başına yıkıldığını, saçlarının beyazladığını, kafalarında saç kalmadığını o zaman anladım. hayattan kendini soyutlayıp düşünmek, sadece düşünmekti insana bunu yapan. çok düşündüm. hala düşünüyorum. düşünüyorum ama kaybolup gidiyorum düşüncelerin arasından. kendimi toparlamak değil, düşüncelerimi bir noktadan diğerine dahi götüremiyorum.
şimdi neredesin, nasılsın, ne yaptın diye soruyorum kendime ama, tek bir fikir dahi edinemiyorum kendimce. sevdiğin insanın senin için üzülmesine kıyamaz, kayıtsız kalmasına ise anlam veremezsin ya; ben sana kıyamıyorum… üzülme! varacağın yer asıl beni düşündüren. hayatımdaki ilkleri ben bugün yaşadım. daha önceki ilklerden sonra ne olmuştu sahi? her ilk insanı iyiye ya da kötüye sürükler diye bir şey var mıdır? yaşanan kötü bir ilkin ardından bende sana tek kelime edemiyorum. çünkü inanmıyorsun, güvenmiyorsun bana. eylem ise bitti. başlangıç olması şeydi bitiren. ne kaldı geriye hiç ama hiç bilmiyorum…
iyi olmak yetmezdi bilirdim ama, hiç mi işe yaramazdı peki?
önünde onlarca bardak var. kimisinin içi dolu, kimisi kısmen dolu, kimisi boş. sen hangisinden içmek istiyorsan önce onu içiyor, sonra canın isterse diğerlerine geçiyorsun. öyle bir içişin var ki, hep aynı. halbuki önünde, sağında, solunda ağzına kadar dolu; kimininki daha güzel kimisi beğenmeyeceğin o kadar bardak var ki… bi dönüp baksan, bi içmeyi denesen herşey daha güzel olacak. zor durumdayım. tükettin, bitirdin o her zamanki içtiğinden. kabımı doldurana kadar ah bir sağına soluna baksan……………..
düşünürken kafamın içindeki sesler midemi bulandırıyor. yazmak iyi bir fikir değildi zaten…
yunus az önce okuduğunuz "kafamın içindeki fırtına" başlıklı yazısını 15 Eyl 2010 günü saat 22:43 sularında yazmış. gel zaman git zaman 256 kişi okumuş. günlük, yorumsuz başlık/ları altında görünen bu yazının içinden özenle seçilmiş kelime/ler ise; +1...
yazıyı yollamak istediğin bir yer varsa yardımcı olalım hemen. facebook, twitter, friendfeed, google var... hangisine istersen sal gitsin :)
