yorumsuz 050
“üşüyorum. soğuk değil sensizlik eksinin altına indiriyor vücut sıcaklığımı. nefesim kesilmiş gibiyim. konuşuyorum. duyuyorsun sanıyorum ama sesim bana bile yetişmiyor. susuyorum sonra. gözlerim arayıp buluyor seni her defaki gibi. senden uzağa gidemiyorlar zira. kimse seni ben gibi görmüyor.”
16 nisan’ın ilk saatlerinde yazmışım. yazmak isteyenin eli tutulmuyor heralde… birde perşembe günkü analitik dersinin sonlarına doğru henüz tamamlanmamış bir karalama daha…
gözlerin dolu dolu
dokunsalar ağlayacak gibisin
serin, parlak gözlerinde ben yokum
uzun zaman önce duyduğum doğru sanırım
“hep hak etmeyenlere ağlıyoruz”
onun için akıttığın her damla kurşun gibi saplanıyor
sorma nedenini. bil
bir umut yeşertiyorum yüreğimin yeşilliklerini damlalarınla
mavi harika gözlerin ise nehir oluyor onların arasında
gülüşünü bekliyorum
hüzünlü bakan gözlerine ne yakışıyorlar bilmiyorsun
bahar geliyor
güneş kendini gösteriyor
nehrinden kana kana su içiyorum
gülüşünü bekliyorum
yunus az önce okuduğunuz "yorumsuz 050" başlıklı yazısını 17 Nis 2011 günü saat 2:03 sularında yazmış. gel zaman git zaman 18 kişi okumuş. günlük, yorumsuz başlık/ları altında görünen bu yazının içinden özenle seçilmiş kelime/ler ise; saçmalamaca, siir...
yazıyı yollamak istediğin bir yer varsa yardımcı olalım hemen. facebook, twitter, friendfeed, google var... hangisine istersen sal gitsin :)
