yerinde olsam okumazdım
bazı anlar varki ne sen anlayabiliyorsun, ne anlatabiliyorsun içindekileri. değişik bir duygu. sık sık yaşıyorsun. “alışık değilim ben buna!” dersen sen bile inanmazsın. doğruları konuşalım o halde. sen o zamandan beri böylesin. geçiştirdikçe, kendini kandırdıkça bu travmalar sıklıklaşıyor. mutsuz değilsin. tam aksine tarif edemediğin bir mutluluk tüm hücrende zikrediyor anlamsızca. eksik bir mutluluk mümkün müdür? mutluysam mutluyumdur işte diyebilmek kolay olanı. öyle misin?
değilsin. elinde olmayanları istemekten hiç vazgeçmedin. yetinme duygunda yok. bakma bana öyle. ne olduğunu duymak ağırına mı gidiyor? ruhunu okşadığım çok zamanında oldu, unutma. onlar yalan mıydı diye sormaya başlıyorsun hemen bak gördün mü? neden bunlara takılıyorsun sen? niye? benim sorduğum bu soruların bir tanesini kendine sormadın. her zaman ki gibi kolay olanına kaçıyorsun. cevabın olmadığını biliyorum. kıvranmana gerek yok. ben senin gibi değilim. anlatmadıklarını anlayan, söylemediklerini bilen, seni tanıyan…
zorda kalınca hemen “ya sen! sen çok mu farklısın?” demeye başladın. hiç değişmiyorsun. hiç büyümüyorsun. hiç ama hiç anlamıyorsun. kendinle yüzleşmekten korkuyorsun sen. kendini kandırıyorsun. biliyorsun çünkü. biliyorsun gerçekler ağır gelir sana. defalarca denedin biliyorsun. ne yükü sırtlayacak gücün var, ne onları denizin dibine yollayacak cesaretin… yokmuş gibi yaşayıp, orda olduğunu bilerek o’na yaşıyorsun. işine gelmeyen cümleler bunlar. ağır. zor. hiç okumadıysan eğer, sadece benden duyamadıkların bunlar. bilmediklerin değil. şimdi benimde ne bildiğimi biliyorsun. okuyorsun.
senden çok farklı olduğumu düşünmeni istemem. hiç değişmedim. büyümedim. anlamadım… korkularımı hep sakladım. yazmak kolay olanıydı, okuduklarının yanına onlarca okumadıklarını ve hiç okumayacaklarını yazdım. sakladım. kadrajıma hep gülen yüzler aradım. benim insanlarım hüzün kokardı önceleri. şimdileri ise mutlu görünüyorlar diyemiyorum. hüznümün yanına mutlu ifadeler yerleştirmeyi denedim. inan bana çok denedim. ama olmadı. kendimden uzağa gidemedim bir türlü anlayacağın. başladığım yerdeydim.
sen nerdesin?
yunus az önce okuduğunuz "yerinde olsam okumazdım" başlıklı yazısını 19 Nis 2011 günü saat 0:47 sularında yazmış. gel zaman git zaman 44 kişi okumuş. günlük, hadi ordan başlık/ları altında görünen bu yazının içinden özenle seçilmiş kelime/ler ise; beni anlamanız gerekmez, eskilerden, insan, kendime yazdım, saçmalamaca, sen...
yazıyı yollamak istediğin bir yer varsa yardımcı olalım hemen. facebook, twitter, friendfeed, google var... hangisine istersen sal gitsin :)

:)
Nis 19th, 2011
bu yazı okunamayacak kadar gerçek! ve çok iyi.emeğinize sağlık,,