gidiyorum bölüm-1
saat 2.48′di. evdeki herkes uyuyordu. kitaplığından 2 aydır her gün, bugün okuyacağım dediği kitaplarını aldı çantasına koydu. güçlükle gıcırdamasını önlediği gardolabından en sevdiği elbiselerinide yerleştirdi kitapların hemen yanına. kimsenin uyanmaması gerekiyordu. güç bela kendini kapının dışına atıverdi. uyanmamışlardır diye düşünerek ilk adımını atar atmaz içinden kocaman bir ses, “nereye gidiyorsun!” diye seslendi. bilmiyordu… bilmeyerek çıkmıştı ama bu iç sesten ister istemez etkilendi. karar vermesi gerekiyordu. ya bu istemediği hayatı yaşamaya devam edecek, ya da herşeyinden vazgeçip gidecekti bu şehirden. başka bir yolu yok muydu? defalarca sorduğu bu sorunun cevabı ilk günkünden hiç farklı değildi… başka bir yolu yoktu bunun. “avuntularımın sonu geldi.” dedi ve çıktı sokağa…
hava soğuktu. bu sene nisan ayı serin geçmişti. günlerdir yağmur yağıyordu ve bu tam anlamıyla berbat bir şeydi. kış ayı bile daha güzeldi. neyseki üstünü kalın giyinmişti. sonunu kimsenin bilmediği bir yolculuğun ilk adımı atılmıştı artık. derin derin alınan nefesin ardından ilk rota otogardı. rota belliydi ama saat 3′ü geçiyordu ve bu saatte taksi dışında bir vasıta bulması mümkün değildi. cebinde 20 lira ve hesabında 300 liradan gibi bir parası vardı. “para olmadan da olur. önce gideyimde buralardan, sonrası Allah kerim…” diyerek teselli etti kendini.
taksi gelmişti. sakin yolda otogara varması 12 dakikasını almıştı sadece. otogarda çok sakindi. bir an önce binip gitmesi gerekiyordu. doğu ya da batı hiç fark etmezdi. zamanı kısıtlıydı çünkü. en yakınındaki otobüsün muavinine kaç dakika sonra kalkacağını sordu. 10 dakikası vardı. koşarak firmanın ofisine gitti ve aldı biletini. artık gidiyordu. bir yandan böyle bir gidiş için üzülüyordu, diğer yandan ise kuş kadar hafiflemenin verdiği özgürlük hissiyle arkasına yaslandı. derin bir nefes aldı. kapadı gözlerini…
BİTLİS
adını duymuştu ama hiç bir şey bilmiyordu. böylesi daha güzel dedi gülerek.
kaçtığı şehirde eksikliği hissedilmeyecekti. vardığı yerdeyse olacakları biliyordu. karşılayacak kimse olmayacaktı. gideceği bir adres yoktu elinde. sadece gitmiş olacaktı. kaçmış belkide… “hoşgeldin demesende olur. kalıcı değilim zaten.” dedi daha varmadan. korkmuyordu. korkularını evinin kapısında bırakmıştı. eski evinin…
yunus az önce okuduğunuz "gidiyorum bölüm-1" başlıklı yazısını 26 Nis 2011 günü saat 0:29 sularında yazmış. gel zaman git zaman 13 kişi okumuş. hikaye başlık/ları altında görünen bu yazının içinden özenle seçilmiş kelime/ler ise; bitlis, gidiyorum, kafamda yolculuk, kısa hikaye, özgürlük...
yazıyı yollamak istediğin bir yer varsa yardımcı olalım hemen. facebook, twitter, friendfeed, google var... hangisine istersen sal gitsin :)
