fotograf
Bir fotoğrafa kaç şey sığdırılabilir? Kaç mekan, kaç zaman, kaç imkan? Kaç yürek vardır bir fotoğrafta, kaç akıl, kaç insan? Kaç söz taşır içinde sana söylensin diye beklediğin, kaç gülüş taşır üzerine alındığın, kaç bakış vardır yakalamak için bir ömür harcadığın?
Bir fotoğraf nerede kalır en çok, hangi anda yaşar? Arada sırada kaçamak yaptığın geçmişin arka sokaklarını mı taşır üzerinde yoksa şimdinin tereddütlü zamanlarında mı yürür ağır aksak adımlarla? Ya da geleceğin niyetleri mi saklıdır içinde daha çok, önünü göremediğin puslu ve dolambaçlı yollarda?
Bir fotoğraf diyorum neyin olabilir senin, ne kadarın olabilir? Adım adım takip ettiğin, edildiğin gölgen mi, varken yok sayılan, unutmuş gibi yaptığın tövben mi? Gündüzünde geceymişcesine sakladığın düşün, geceleri gün yüzüne çıkıp da içini acıtan gerçeğin mi?
Bir fotoğraf var bende, ellerimde, hemen gözümün önünde, aklımda, yüreğimde. Bir fotoğraf var ki ben de, zamansız ve mekansız, benim her şeyim…
**normalde adetim değildir kişisel blog yazılarını olduğu gibi buraya koymak. yakışık almaz diye düşünürüm hep. belki yakışık almayacak ama, bu defalık utana sıkıla yayınlıyorum. yazıyı beenmaya yazmış. fotoğraf değilde başka bişey olsaydı almazdım. konu yani.
yunus az önce okuduğunuz "fotograf" başlıklı yazısını 12 Haz 2011 günü saat 19:46 sularında yazmış. gel zaman git zaman 26 kişi okumuş. alıntı başlık/ları altında görünen bu yazının içinden özenle seçilmiş kelime/ler ise; alıntı, beenmaya, fotograf...
yazıyı yollamak istediğin bir yer varsa yardımcı olalım hemen. facebook, twitter, friendfeed, google var... hangisine istersen sal gitsin :)
