mart ayi sonlarina gelirken…
uzun bir aradan sonra tekrar yazma isteği geldi. yazmadığım son bir kaç günden beridir tam olarak ne yaptığımı bende bilmiyorum. cumartesi ilyas abinin nişanı vardı, güzel geçti; ardından pazar geldi ve evde takıldım. ders çalışmaya çalıştım ama pek beceremedim. akşamında galatasaray – trabzonspor maçı ve gece de halı saha…
günlerden pazartesi olduğunda ofiste ders çalışmadım. akşam okul ordan sonra eve gelip ezel izledim. dün yani salı günü okul yoktu ve hiç ders çalışmadım. ders çalışmadığım günleri boştan sayma bende ne zamandan beri var ki? bugün oturup ders çalışınca hıh dedim, tamam bugün birşeyler yaptım…
bunun yanında sabahları 9dan sonra uyanınca güne geç başlıyorum ve erken bitiyor. bundan sonra erken kalkma alışkanlığı edineceğimç ofise gel otur birşeylere başla diyene kadar saat öğlen oluyor. öğlen yemeğiydi çaydı derken okula gitme zamanı geliyor. yok yok benim 8 gibi falan güne başlamam gerekiyor. öyle olunca günüm hem uzuyor, hemde kendimi zinde hissediyorum.
bugün c++ dersi vardı. baya birşey öğrendik. yarına oturup bunları tekrar edeceğim. yarınki ödevim kimya tekrarı, c’de gördüklerimizi yazıp denemek ve fizik dersinde 2 ders önce gördüklerimize biraz bakmak. çok birşey yokmuş…
bilgisayara artık fazla oturmak istemiyorum. önceden o kadar çok şey yapardım ki, oturup msnde muhabbet etmeye zaman kalmazdı. şimdi ben msn’de yazıyorum naber nasıl gidiyor diye sağa sola. kitap okuyum deyim, yok olmaz beceremem ben biliyorum. bir hobi falan desem o da yok. film falan desem o da olmaz. hep kendime ufak şeylerle mutlu olurum derdim de bilmezdim hiç ne istediğimi. insanın hayattan bir beklentisinin olmaması ne acıdır bilir misiniz?
okuduğum bölümü sadece okumak için okuyorum, tüm gün bu aletin başındayım ama artık o bile mutlu etmiyor, futbol benim herşeyim derdim o da kalmadı…………. mevsimlerden en çok sevdiğim mevsim geldi ve ben halen tatmin olmamış bir vaziyetteyim. işin kötüsü ben ne istediğimi bilmiyorum, ne yapacağım, ne olacağım, nerdeyim, kimleyim ve nasılım???
bu düşünceler içine girdiğimde içime bir korku giriyor. boşa yaşıyorum diyorum. elim ayağım boşalıyor, sanki hiçmişim ve sahip olduğum tek birşey yokmuş gibime geliyor. düzenli olarak sahip olduğum bu hislerden artık bir an önce kurtulmak istiyorum! sanırım bugün canımı sıkan şey gündüz denk geldiğim ilkteleskobum.org sitesi. proje harika! projenin nerden ortaya çıktığını okuduğumda kendimi boş bir varlık gibi hissettim.bir insanın bir hayali olupta ona uğraşmamasını anlarsınız: umursamaz bir insandır, bir insanın hayali olup onun için uğraşmasına rağmen bir netice alamamasını da anlarsınız: hayaline hazır değildir, gerekli emeği vermemiştir… ama bir insanın hayalinin olmaması acınasıdır. bende kendime acıyorum!
yunus az önce okuduğunuz "mart ayi sonlarina gelirken…" başlıklı yazısını 25 Mar 2010 günü saat 0:47 sularında yazmış. gel zaman git zaman 292 kişi okumuş. günlük, hadi ordan başlık/ları altında görünen bu yazının içinden özenle seçilmiş kelime/ler ise; c++, ders, günlük, hayal, hayalsiz, ilkteleskobum, insanın hayalinin olmaması, mart, okul, umursamaz...
yazıyı yollamak istediğin bir yer varsa yardımcı olalım hemen. facebook, twitter, friendfeed, google var... hangisine istersen sal gitsin :)
