vizelerimi bitirdim de geldim! -amerikadan kalanlar-
yaklaşık 2 haftadır yazmıyordum adam akıllı. hazır son bir vize kalmışken birşeyler yazmak istedim bu gece.
bütün bir hafta boyunca sınavlara hazırlanıyordum. ilk vizelerim hep düşük gelir, sonradan artardı notlarım. ilk vizeleri takmazdım yani. bende ki felsefe de böyle :) ilk başta sallama, sonra otur çalış! yükselmiyor abi… ilk baştaki sınavlar düşük olunca yükselmiyor! bu defa böyle olmayacak dedim ve çalıştım. içim rahat… daha fazlasını yapabilirdim diyemiyorum ardıma bakınca. yaptım çünkü…
fizik güzel geçti. calculus tatmin etmedi. kimya kötü. fresh halen aynı ve türkçe hakkında yorum yok. bu çarşamba c++ var. ondan sonra free takılacağım bir hafta kadar :) gelecek hafta bolca yazacağım. accık bi istatistiğimiz vardı baktım o da kalmamış :) kimse bizi sallamıyor yaaaa :((
bugün bir arkadaşla yurtdışı deneyimlerim üzerine konuşuyorduk. work and travel sana ne kattı dedi de baya güzel cevaplar vermiştim. yazıları kaydetsem direk koyardım ama az biraz açıklayım…
sorumluluk duygum arttı bir defa. koca havuzun sorumlusu sensin ve ordaki canlar sana emanet bir yerde. oldu da birinin başına birşey olursa bu havuzla kim ilgileniyor dediklerinde beni gösterirler. kurallar senindir ve sen şunu yapmayacaksın dediğin zaman iş bitmiştir. sözünü dinlerler. dinlemeyeni kapı dışarııı… bir yerin senin sorumluluğun altında olduğunu bilmek hem zor bir iş, hemde eğlenceli. eğlenceli hale getirmek elbet senin elinde. benimsiyorsun bir defa işini. sahipleniyorsun bir yerde. öyle olunca da gözüne o kadar da zor görünmüyor.
ülkemin insanlarına üzüldüm ve kendi çapımda ufak değişiklikler yaptım. oradaki insanların dünya umurlarında değil. insan ilişkileri, komşuluk ilişkileri bizimkine göre evet çok zayıf, hatta yok bile ama o insanlar mutlular. bizde ki gibi işlerinde o kadar stresli değiller, karşında seni anlamayan bir insanı yargılamıyor ve buna takılmıyorlar, işleri neyse onu yapıyor sonra da güle güle evlerine gidiyorlar. oysa bizde öyle mi? sanki herşey çok kötüymüş gibi yaşıyoruz. evet maddi olarak çok sıkıntılı geçiyor günlerimiz. hele de şu son 3 – 5 senede baya kötü oldu ama bu insanın mutsuz olması için bir gerekçe olmamalı. öyle ya da böyle yaşıyoruz. paramız çok olsada, işsiz olsakta… ama bir yerde mutlu olmayıda bilmek gerekiyor. bizim orada bunu yapan insanlardan pek bir farkımız yok. hatta hiç yok. yeter ki etrafımızda gelişen olaylara çok takılmayalım. herkesi olduğu gibi kabullenip, mutlu olmaya bakalım.
diğer bir konu ise orda insana bakış açısı. ben bir çok iyi insanla karşılaştım. liza vardı çalıştığım sitenin sorumlusu. haftanın 5 günü beraberdik ve bize çok yardımcı oldu. yaşlı bir bayan, ancak her konuda bize destek çıktı. bunun yanında insanlar birbirlerine saygılı ve kibarlar. en basitinden öncelik hep karşıdakine veriliyor. bencil değiller! ha hepsi mi öyle derseniz elbet hayır ancak oradaki insanlar sistemi oturtmuşlar. nasıl biz önceliği hep kendimize tanıyorsak, onlarda bunu karşıya tanıyorlar. ortaya da o kadar güzel görüntüler çıkıyor ki görseniz bunun için bile mutlu olabilirsiniz :) 3 ay boyunca ben kaldığım yerde korna sesi duymadım! bizde olsa öyle miiii! kırmızı ışık geriye doğru sayıyor, 5 saniye kalmasına yakın adam kornaya basıyor! abi ne oluyoruz? kırmızı ışıkta 3-5 saniyenin hesabını yapan bir insanın zamanı önemli olmalı diye düşünürsünüz değil mi? oysa o adam gider içkisini içer, televizyonun başında saatlerce oturur, interneti varsa yine aynı keza… velhasıl kelam biz böyle yaşamayı hak etmiyoruz. araç kullanıyorken yol verelim acil bir işimiz yoksa, insanlara selam verelim tanımıyorsak dahi, muhabbet edelim, iyi temennilerde bulunalım, yardımcı olalım…
mutlu olmak için bir başkasını mutlu etmek, senin sayende onun mutlu olduğunu bilmek bile yeterli bence. çok uzaklarda aramaya gerek yok. bak, gör ve yetin!
yunus az önce okuduğunuz "vizelerimi bitirdim de geldim! -amerikadan kalanlar-" başlıklı yazısını 11 Nis 2010 günü saat 1:23 sularında yazmış. gel zaman git zaman 163 kişi okumuş. geçmişe dair, günlük, hadi ordan başlık/ları altında görünen bu yazının içinden özenle seçilmiş kelime/ler ise; amerika, insan ilişkileri, sınav, trafik, vize...
yazıyı yollamak istediğin bir yer varsa yardımcı olalım hemen. facebook, twitter, friendfeed, google var... hangisine istersen sal gitsin :)
