yoksun, yoksun yanımda,
geçecek demiştin ya,
geçmedi duruyor hala,
yoksun yoksun yanımda,
bu puslu kalanlarda yoksun yanımda,
unutma, beni unutma!
antep’te otobüs muhabbetleri volume-1
efenim bugünkü konumuz antep’te otobüs dolmuş muhabbetleri. bilmeyenler hayatta tahmin edemez bizim otobüs muhabbetlerimizi, şoför haneklerimizi :)
bu konuyu ne zamandır yazacaktım ama denk gelmedi ne yalan söyleyim. bugün otobüsten indikten sonra yazayım artık dediydim de şimdi fırsat buldum. siz bilmezsiniz bizim düztepe-tugay dolmuşlarında çalışan dolmuşçularımızı, ibrahimli otobüslerimizi… muhabbet bir yana tam bir rezalet otobüslerimiz. insan değil hayvan taşıyorlar sanki…
inmek istediğimiz zaman canı nasıl isterse orada bırakır, alacağı zaman durmayacağı yer yoktur! bizimkilerin mantığı 1.35 kuruşumu alayımda sonrası önemli değil. son zamanlarda düztepe tugay dolmuşumuza sabahları binemiyoruz. almıyorlar te allam! neymişte kalyon kavşağında trafik kontrol ediymiş. gerçi onlarda haklı aldılar mı kusura bakmayın ama bokunu çıakrtıyorlar. kucak kucağa… bizim insanlarımızda da iş yok vallahi, hele ileri gidin ağam çetinkayanın orda inicim zaten. yerin ileri ileriiiiiiii… :D
otobüs muhabbetlerinden de bahsedeceğim ama bugün ibrahimli otobüsünde geliyorum, öne yakınım otobüs gene her zaman ki gibi ağzınaca dolu! orta sırada birisi bayılsa falan otobüsten inmesi abartısız 10 dakikadan fazla sürer! neysem bizim evin durağında düğmeye bastım, ön kapıyı aç abi inecem dedim baktım yeşil ışığı gördü basıy geçiy! yok ben alıştım zaten, geçti ışığı arka kapıyı açıy ön galaba arkadan bin dey :D haci abi ön kapıyı açta ineyim dedim. heee inecen mi? dedi. “yok abi 2 dakika beklede sigara içiym hemen binecem otobüs kasvetlide!” dedim :D ulan aç inecez heralde yoksa canım sıkıldı aç kapıyı mı diyecem te allam! açtıda indik şükür…
birde bizim antepte yaşlı teyzelerimiz vardır. veeeee elbette onların otobüsteki dedikoduları! aman yarabbim bu kadınlarda bir çene var bir çene var ki otur yanında dinle. yimeğini goy önüne sana 2 gün anlatır üst komşuyu, yengesini, arkadaşının kızını, bilmemkimin damadını… bi kadın bindi geçen üniversiteden bizim eve kadar konuştu! kadın indi otobüstekiler “ne çene varmış 1 saatten beri konuşuyor!” diye söyleşmeye başladılar… ben bile o kadar konuşamıyorum yeminle, bu kadın nasıl becerdi hala bilemedim. telefonu kapatırkene pek bir acıklı idi: “ayselcim gene eve geldim dur ben ineyim seni yoklarım sonra. senin herifte birazdan gelir onun yimeğini koy önüne de bende bizimkini bi yoklayım. yeri bacım selametle görüşürüz. dediklerimi de unutma o kör olasıca gelir parası bitince! hadi anam geldim aha bastım düğmeye!” … bir de biz gençler çok kullanıyormuşuz telefonu, hadi be! bu teyzemin eline 30 sene verseydiniz telefonu bütün antep’in dedikodu işleri müdür olurdu vallahi! Allah’ım seni koru bunları bizden amin…
otobüs diyorduk en son. neysem birde şöyle birşey vardır burada: bizim şuförlerimiz dakikalı çalışıyorlar. geciktilir mi falan para neyim ödüyler. o yüzden “acele et abla hadi geç kalıyk tama” lafınıda çok duyarsınız. polis gördük mü “acık 2 dakika çömelin gençler size zahmet. gece gece ceza yimiyelim. hadi be gubban olduklarım!” falan :)
şoför genç ise bizle muhabbette eder. bildiğin muhabbet yahu. “naber genç, okuyor musun, liseli var mı liseli, bak bu benim kartım düşerse ara!” hööööşşşt haci bi noluyooo! …….’e benzer bi halim mi var iyi bi baksana! çek lan kenara iniyorum ben adi kart zampara. gözü dönmüş anam bunun!
merhabalar, ben 

