yoksun, yoksun yanımda,
geçecek demiştin ya,
geçmedi duruyor hala,
yoksun yoksun yanımda,
bu puslu kalanlarda yoksun yanımda,
unutma, beni unutma!
tut ellerimden -bedirhan gökçe-

Sırat’tan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim tut ellerimden
Niyet ak güvercin vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden
Gönüldeki birlik kalkandır dışa
Aldırma ayaza yele yağışa
Giden ilkbahara gelecek kışa
Beraber göçelim tut ellerimden
yapı ve obje fotoğrafları, çalışmaları
deb2524 isimli kullanıcının flickr üzerinden paylaşmış olduğu bir albüm. albümün adı objeler ve yapılar. içinde çok başarılı çalışmalar var. ben bayıldım. sizde şuracıktan aşağıdaki fotoğraflara ulaşabilirsiniz :)









suluboya çalışmaları -harika!-
son zamanlar sürekli fotoğraf paylaşıyorum.çok güzel fotoğraflar düşüyor, onlar beni buluyor; bende hiç aklımda yok iken paylaşıveriyorum :) bu defaki çalışmalarda ayrıca güzel. bayıldııııım! dibi düşmek deyimi var ya, işte ben bu deyimi kendime söylüyorum bu fotoğrafları gördükten sonra :p suluboya fotoğfarları…
bu çalışmayı öncelikle burada gördüm ve bende paylaşmak istedim. kimseye ayıpcılık etmeyelim, emeke saygı :p
hadi başlayalım bu güzel fotoğraflara o zaman :) önce ufakları burada, konunun devamında büyükleri var. :)


Annapolis, MD günlüğü ve fotoğrafları
geçtiğimiz yaz Amerikadaydım. ordaki Türk arkadaşlar ile beraber bir pazartesi günü Annapolis‘e gittik. Annapolis ismini şehirde bulunan ABD Deniz Kuvvetleri Akademisi Hava Harp Okulundan almış. şehir küçük mü küçük, turistik ve bir o kadar da şirin. eski evler var, denizi var, az biraz lüks yatlar falan. elimdeki o şehire ait olan fotoğrafları biraz düzenledim şimdi paylaşıyorum. özellikle ordaki evler benim çok hoşuma gitti. amerikan filmlerinde olduğu gibi panjurları renkli, dar sokaklar, etraf ağaçlık, balkonları hemen caddenin yanında :) abuuu özledim :(
fotoğraflarımızın küçük hali burada,


sayfanın devamında büyük boyuttaki fotoğraflar var :)
masum hayaller: volkswagen vosvos
gösteriş meraklısı olmayan gençlerin hemen hepsinde vardır bu vosvos sevdası. en azından benim tanıdığım -özellikle kız- bir çok üniversite gençliği var. hatta üniversitede bir tane arkadaşta da var tatlı bir vosvos :)
arabalardan pek anlamam ancak bu vosvos çok farklı. bir aralar hastalık olmuştu bende, her gün vosvos görüyordum mutlaka. ofisin orada da var turuncu bir tane. herşeyden vazgeçip alayım şunu diyorum! ancak babam yedek parçasını sorun ederek bana gerekli yardımda bulunmuyor. öğrenci adamda nerden bulsun en az 4 bin lirayı? :(( neysem… bir kaç güzel fotoğraf buldum bu tatlı şeylerle ilgili. bunlardan çok güzel hobi olur :) artık benimde var, valkswagen vosvos hobisi…
Volkswagen Beetle
frenghi, flickr


Aveva una Volkswagen Gialla decappottabile.
robberta, flickr

fotofolio wordpress galeri teması türkçe
wordpress galeri teması arıyordum ki böyle birşey buldum. kurdum biraz kurcaladım ve çok çok beğendim. alt yapısı gayet basit ve görünüşüde şık ve sade…

nasılım? :D
cadıloz‘un bir çalışmasına özendim ve bende birşeyler yapmaya çalıştım. daha önceden çektiğim fotoğrafları birleştirdim ve bakın ortaya böyle birşey çıtkı. nasılım? :D
karasizlik!
gucunun yetmedigi, iyi niyetin yetmedigi, anlayisin dahi yetmedigi hatta ve hatta ASKin bile yetmedigi, yetemedigi bir cikmazdayim. cok kararsiz kaldim. duygularimdan eminim ama, gelecek icin karar vermem gerekiyor. ya yarini degistirmek icin cok ugrasacagim -tek basima, iki hayati- ya da yine yarini mi degistirecek, bu defa cok farkli bir yol cizecegim kendime. bu ikilimde hic daha once bu denli agir bir sekilde kalmamistim. cok zor bir durum benim icin. beynim kabullendi artik tum olanlari, tepki vermiyor!
simdi tek bir karar gerek. ya tamam, ya devam? bir gun o pencereden cok gec olmadan bakmak mi? yoksa o pencerede beklemek yerine gidip kovalamak mi? kovalama, pesinden kosma ile olmuyor biliyorum ama, ASK asla kolay olmaz ki! uffff, cok zorsun be cok zor! cekiciligin bu yuzden olsa gerek ama; mecnun bile sevdalisini begenmedi sonralari. gec olmadan sen biraz gelsen????

tum yalnizliklar hep siyah-beyaz
yalnizligin gulen yuzu olmaz elbette. ancak yalnizliklarin hem boynu bukuk, hem renkleri soluk, hem de siyah-beyaz…

fotografin sahibi: Elvira Leone
baslik: to be alone
New York’ta hosteldan yaziyorum…
merhabalar,
New York a gelmis bulunmaktayim 4 -5 saat oncesi itibari ile. guzel bir yolculuktan sonra Chinatown da indim ve metromu yakalayip, kalacagim hosteli zaman kaybetmeden buldum. Uzerimde bir valiz, bir sirt cantasi ve bir laptop cantasi oldugundan baya bir yorucu oldugunu soylemeden edemeyecegim. yol boyunca yer yer yagmur oldu, yer yer sis. ama guzel ve sorunsuz bir yolculuktu. otobus zaten bombos gitti diyebilirim… neyse geldik New York a bende nir heyecan, bir heyecan… yerimde duramiyorum :D otobusten indim, baktim soyle bir etrafima; o da ne?! ne kadar cok insan var oyle yahu! hani karinca surusu goruruz ya, oraya buraya amacsiz bir sekilde doner doner dururlar, burdakilerde o hesap! binalari zaten hic sormayin, gokyuzu gorunmuyor! bende o kalabaligin icinde bizim bagajlari veren gencten hafif yagmur altinda beni cekmesini istedim. sagolsun kirmadi! en son halim ve New York a ilk gelis! (ne bu heyecan olm, sanki Marsa gittin:D)
ama farkli bir havasi var. New York u New York yapan da bu olmali sanirim… metoyu bulmam cok zor olmadi, binmem de… ancak metrosu karmakarisik buranin. adamlara soyledimde gidecegim yeri yardimci oldular sagolsunlar. sonra metroya bindim, o ne kalabalik! DC nin en kalabalik hali bile bunun yaninda hic birsey… her yanim dolu atladim direk metroya guc bela. ayakta durmakta zorlaniyorum, orucum… hava cok ama cok sicak. Adam Fewer in Empati kitabinda da geciyordu bu, New York metrosu hakikatan cok havasiz ve bogucu…
bir kac durak sonra bosaldi da bende biraz soluklanabildim sukur :) metro konusunda hayretlerimin sastigi diger konu ise, sanki metro bir bodrumdan gidiyor. arada bloklari goruyorum… sanki New York yokken bunlar metro hattini yapmislar, sonra ustune katman cekmisler! resmen kendimi bodrumda hissettim!
neyse metro mevzusu cok uzadi, biraz da hostel den bahsedeyim. metrodan indikten sonra hostel e dogru yola koyuldum. gecen gece tum adresleri almis, rotami cizmistim zaten. bulmam zor olmadi… ama zencilerin yine bol oldugu bir yere gelmisim, ne kaderim varmis! yine biraz korktum ama sukur sorun olmadan vardim hostel a… konustum aldim odayi… oda da 10 kisilik yatak var ve hepsi dolu 1i disinda. ama kimse yoktu ben vardigimda… laptopu koyabilecegim saglam bir yer olmali diye dusunuyorken dolaplari gordum. kilitli dolaplar… 4$ a veriyorlar sana ama koca hostel da kilitli dolap kalmamis! heh tam olduk dedim… neyse ki imdadima Marylan den arkadaslarim yetisti. onlar da bu hostele geldiler bugun, geldi beni buldu ve biz kilitli dolap aldik, beraber kullanalim dedi. sagolsun iyi cocuk bu artiom ve sevgilisi nastia… :) seviyorum bunlari yahu…
internet burada sinirsiz, hatta yanimda artiom ve 2 genc daha var nete baglanan. 1 kisi daha varmis az uzakta :D ortam guzel, turk yok, ingilizce tavan yapti :) ha bu arada orucu acmak icin yakinda bir subway buldum, oraya gittim. 2 pakistanli abi ile gorustum. domuz yemem ben dedim, sordu musluman misin diye evet dedim (elhamdurillah!) o da sevindi bizde falan dedi :) konustuk ben siparisi verirken biraz, sonra bana bir de ikramda bulundu (kola:D) yarin bi ziyaret edeyim ben yine onlari. tabi ki kola icin degil canim! samimiyet…
yarina cikip biraz dolasayim diyorum. maceralarimi tekrar anlatirim yarin insallah. gorusmek uzere… yerim iyi merak eden varsa etmesin :)

merhabalar, ben 

