yoksun, yoksun yanımda,
geçecek demiştin ya,
geçmedi duruyor hala,
yoksun yoksun yanımda,
bu puslu kalanlarda yoksun yanımda,
unutma, beni unutma!
dumana olan zaafımdan yansımalar
nargile hayatıma girdiğinden beri -2008 yazı- o beyaz büyük dumanlara karşı hayranlığım hep olmuştur. hemen her içtiğimiz nargilenin fotoğrafı vardır. son günlerde kullanmadığım sigara dumanına karşı bir zaafım olduğunu fark ettim. yer yer denk gelen o koyu dumanlı fotoğrafları bugün ben bir arayayım dedim. sırf bu tarz fotoğrafları pozlayabilmek için sanırım yakında sigaraya başlayacağım :)
bugün biraz sigara, biraz da renkli cafcaflı duman fotoğrafları paylaşacağım. bizimde birkaç fotoğrafımız var, onlarıda ekleyiverelim yanıcağızına :)


ümit yaşar’dan gerçekten sevmek…
bugün yazmadık bari bir şiir armağan edelim güne istedim. eskilerden bir şiir. ümit yaşar’ın o mükemmel şiiri: gerçekten sevmek. bana gelsin! :)
O durmadan kaçıyor;
Sen ardından gitmiyorsan;O günün her saatinde saklanıyor,
Sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;O sana acıların en büyüğünü tattırıyor,
Sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;Boşuna aldatma kendini,
Onu sevmiyorsun demektir.
canın sıkıldığında aç oku!
büyüdüm ve artık değiştirmem gerekenler var. bayadır bunlar için yoğun bir çaba içerisindedim ki bugün yazayım birşeyler dedim. uzun yıllar sonra tam da tadında gelen mutluluğun hakkını doyasıya verme ve hissetme çabasındayım. yoluma çıkacak herşeyi yıkıp devirecek güçte olduğumu hissediyorum. zorlanacağım… zor olacak biliyorum ama olması gerekeni yapacağım. hem sonunda mutlu da olacağım, kendimi de iyi hissedeceğim. biliyorum…
mutsuzdum önceleri. çok ufak şeyleri gözümde büyütür ve önüne asla geçemezdim. geçemeyeceğimi sanardım… kendime verdiğim bu acının yanında elimi attığım her dalı kuruturdum. verimsizdim! iki elim başımın arasında sessiz ve can sıkıcı müzikler arasında kaybolup giderdim. çok acı! insanın acıyı kabullenmesi kendine yapabileceği en büyük kötülük. yaşadım, daha doğrusu kendime yaşattım biliyorum! arkama dönüp baktığımda kötü geçen tek bir anımın bile bunlara değmediğini görüyorum içimde küçük bir sızıyla…
aşkın dili olsa, konuşsa…
geçen sene nerden tam bulduğumu hatırlamadığım bir yazı. şimdi eski kapadığım blogumda gördümde paylaşayım dedim. aşkın dili olsa konuşsa ne mi olur?

photo by Ayda Abbasnejad
“aşkın dili olsa da konuşsa” deriz Hep . İşte birgün aşk konuşmaya başlamış ve demiş ki :
- “Ey insanlık hep peşimden koştunuz, bana ulaşmaya çalıştınız. Aslında bana ulaştınız ama hiç farketmediniz. Benim için ağladığınız zaman bile size hep yalan belki de şaka gibi geldim. Bana hep yakıştırmalar yaptınız. Size bir hikaye anlatayım.
Birgün küçük bir kedi kuyruğunu yakalamak için hep kendi etrafında dönüp duruyormuş ve büyük kedi dayanamayıp ne yapmaya çalışıyorsun diye sormuş. Yavru kedi de bana ancak kuyruğumu yakaladığım zaman mutluluğa ulaşacağımı söylediler. Ben de onun için uğraşıyorum diye cevap vermiş.
Büyük kedi gülmüş ve “ben de küçükken senin gibiydim. Hep kendi etrafımda döner, kuyruğumu yakalamaya çalışırdım ama birgün durdum ve düşündüm ve yürümeye karar verdim işte o zaman anladım ki zaten o benim peşimden geliyordu.”
İşte şimdi anladınız mı? Aşk bir kedinin kuyruğudur ki ona ulaşmak için peşinden koşmanız gerekmez, o zaten her hareketinizde arkanızdan gelir.
Annapolis, MD günlüğü ve fotoğrafları
geçtiğimiz yaz Amerikadaydım. ordaki Türk arkadaşlar ile beraber bir pazartesi günü Annapolis‘e gittik. Annapolis ismini şehirde bulunan ABD Deniz Kuvvetleri Akademisi Hava Harp Okulundan almış. şehir küçük mü küçük, turistik ve bir o kadar da şirin. eski evler var, denizi var, az biraz lüks yatlar falan. elimdeki o şehire ait olan fotoğrafları biraz düzenledim şimdi paylaşıyorum. özellikle ordaki evler benim çok hoşuma gitti. amerikan filmlerinde olduğu gibi panjurları renkli, dar sokaklar, etraf ağaçlık, balkonları hemen caddenin yanında :) abuuu özledim :(
fotoğraflarımızın küçük hali burada,


sayfanın devamında büyük boyuttaki fotoğraflar var :)
mim şeysi, 7yedi -e hadiii!-
merhaba,
bugün işte bende blog oldum ulen diyeceğim birşey yazacağım sanırım yeni gözlüğümle hehe :) pek bir sevdiğim amerikadan arkadaşım -amerikada görüşmedik ama aynı zamanda ordaydık, gönüller birdi- arif‘cimin benide gördüğü, 7 kişi arasına dahil ettiği, hediyelediği, mim… ona kocaman teşekkür ediyorum. seviyorum onu :)
saçma bir giriş sonrası bahsedeyim bu şeyden. hakkımda 7 şey yazacağım. arifcimin blog linkini yayınlayacağım ki burada, logomuz hemen yanda görülüyor zaten, ne olduğunu anlamadım ama neyse, 7 blogger’a yollayacağım sayfanın en altında bu mim’i, onlarda nasiplenecekler alacaklar ödüllerini; onların linkide hemen yanında zaten, onlara haber veriyorum hemeeeen, ve hakkımda 7 şey geliyor, devam ediniz…
1. normal insanlara göre geç kaynaşan bir tipimdir. herkes herkesle tanışıp ortamını kurduktan sonra ben birşeylere katılırım ya da katılmam. aradan bir zaman geçip insanları tanıdıktan sonra kafama yatanlarla takılırım. genelde yanlış seçim yapmıyorum ama olanlarda çok büyük oluyor. insanları pek süzemiyorum… bunla beraber safımda sanırım :S
yorumsuz09
keşke bir şansım daha olsaydı…

artik kendinle gurur duyabilirsin
hayat her gun yeni seyler ogretiyor. hic tasvip etmedigim seyleri an geliyor ben yapiyor, kendime sasiriyorum. bunu gercekten yapmak isteyen ben miyim? ya da orada beni buna yapmaya zorlayan birileri mi var? insanlari artik taniyamaz hale gelmem pek bir siradanlasiti bende. insandir diyorum, o da insan elbette yapar! neden yapmasin ki??? devam / continue…
bugun 25 kasim 2009
caresizlik artik benden de buyuk, benden de kararli. olmamasi gereken hersey oluyor ve ben onune gecemiyorum. hatta yapabildigim tek sey bu olsa gerek: sadece izlemek… ve her konuda illaki konusacak birseyler bulabilen ben, konu is gorecek birsey yapmaya geldigi zaman oracikta kaliyorum; caresizce… devam / continue…
bininci adam
BİNİNCİ ADAM
Hazreti Süleyman: dedi.
Onu yirmi yıl arayalım; çekilecek zahmet çok değildir, bulursak şayet, azdır bile.
Dokuz yüz doksan dokuz kararsız,
Bizde her gün herkes ne görürse, onu görür.
Fakat dostlarını sever,
Hatta bir sürü insan kapılarına hücum etsede.
merhabalar, ben 

