<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>blog.kbrmbl.com &#187; günlük</title>
	<atom:link href="http://blog.kbrmbl.com/neler-var/gunluk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.kbrmbl.com</link>
	<description>accık duygusal, ucundan hayalperest, çok aşık, az bilmiş.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 02:14:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>ocak ayını aradan çıkarmaca</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2902-ocak-ayini-aradan-cikarmaca/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2902-ocak-ayini-aradan-cikarmaca/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 02:14:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[geçmişe dair]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[maziden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2902</guid>
		<description><![CDATA[eveeeeettttt&#8230; saat 03.56 itibariyle sağlam bir blog yazısı yazmaya hazırım. görüşmeyeli neler oldu neler olmadı biraz dökünelim bakalım. dönem bitti. 5 dersin 1 tanesinden kalma başarısı gösterdim. ucundan kaçırdık onuda. sömestr tatilinin 2. haftasındayız. 2 haftadan beri adam akıllı tek bir iş tutmadım diyebilirim. kitap okumak yok. iş yapmak yok. gezmek yok. eğlenmek yok. öğrenmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>eveeeeettttt&#8230; saat 03.56 itibariyle sağlam bir blog yazısı yazmaya hazırım. görüşmeyeli neler oldu neler olmadı biraz dökünelim bakalım. </p>
<p>dönem bitti. 5 dersin 1 tanesinden kalma başarısı gösterdim. ucundan kaçırdık onuda. sömestr tatilinin 2. haftasındayız. 2 haftadan beri adam akıllı tek bir iş tutmadım diyebilirim. kitap okumak yok. iş yapmak yok. gezmek yok. eğlenmek yok. öğrenmek yok. araştırmak yok. fotoğraf çekmek yok. ne yapıyorum ben peki? uyuyorum. evet en son ben bu eylemi lise hazırlıkta yapıyordum bu sıklıkta. o günlere duyduğum herhangi bir özlem söz konusu değil hayır. sadece uyku konusu böyle.</p>
<p>iş konusunda ciddi olmamakla beraber sıkıntılar var. insan emeğinin karşılığını alamayınca aslında o kadar sinirlenmiyormuş. asıl emeğine saygısızlık edildiği zaman şartelleri indiriyormuş. en azından bende öyle oldu. her insan her insana saygı duymak zorunda! ben bunu çok iyi öğrendim. iyi mevkilere gelmiş insanlar, kendilerinin altındakileri çok güzel eziyorlar. ikiside insan. ikiside çalışıyor. tek farkları mertebeleri. mertebe, rütbe insanlara belirli bir aşağılama hakkı vermemeli. herkesin bir üstü bir altı var bu ülkede. biri birini fırçalıyor, birinden fırça yiyor. ne boktan bir sistem. saygılı olun o kadar diyorum! kul hakkı var diyorum. gözünün yaşına bakmaz &#8220;ben bu adama hakkımı helal etmiyorum!&#8221; derler valla. ona göre.</p>
<p>bilişim. şu anda adını paylaşmak istediğim bir topluluğun parçası oldum. ucundan. hepside birbirinden şık insanlarla tanıştım ve her hafta mutlaka yeni birisiyle tanışıyorum. değişik ve beni geliştiren bir deneyim oluyor. en basitinden kendimi ifade etme yeteneğim gelişiyor, bilmediğim konularda bilgi sahibi oluyorum, düşünüyorum, kendimi ve etrafımdakileri sorguluyorum. topluluklar ve toplantılar sanırım bu yüzden çok faydalı. işin bence en kötü tarafı -topluluk için- masada alınan kararları bir türlü eyleme geçirememek. benim bildiğim bir kaç sebep var. ilki oradaki insanların hepsinin bir işi var. yani bu birinci işleri değil. öncelik bu iş olmadığından dolayı, çok sallanmıyor. ikincisi ise çok fazla proje çıkması. her hafta birisi ortaya bir şey atıyor, bunu da yapalım bu da olsun muhabbeti dönüyor. olmamalı. öncelikler belirlenip önce onlar eyleme geçirilmeli. ne zaman olacak onu bilmiyorum :) hadi bakalım&#8230;</p>
<p>gıda mühendisliği öğrencisiyim ama bu bölüme çok sempati duymadığım aşikar. o gruptakiler beni sosyolog olarak etiketlediler. şaka gibi! neden? ben 22 senedir sosyologluk namına tek bir şey geçirmedim kafamdan. onlar ne yaptılar? ilk görüşmede hop sen busun bak dediler. hiç tanımadığın insanlarla kafandan geçenleri paylaşmak sanırım bu yüzden önemli. sende ne görüyorlarsa onu söylüyorlar. senin göremediklerini bazen&#8230; ve tabi o insanların hayat görüşleri, yaşamışlıkları ve birazda sosyal konumları önemli. </p>
<p>çarşamba günü istanbul yolcusuyuz. baya kalabalık olacağız. bölümden elemanlarla gidiyoruz. programıma dahil ettim kerataları :) gerçi evet çok ısrar ettim o ayrı. baya bir gezeceğiz, eğleneceğiz, stres atacağız. bende istanbul da görmediğim yerleri göreceğim. heyecanlıyım! bütün bir dönemin ağırlığını orada bırakıp geleceğim. galatasaray tt arena stadına da gitmeli :) belki büyükadaya da gideriz. kim bilir?</p>
<p>derken yeter yahu yaz yaz sıkıldım. saat 4.12 olmuş bileee. iyi yazmışım haa :) yazıma nadas adlı şarkısıyla eşlik eden feridun düzağaç&#8217;a teşekkür etmeden yazıyı sonlandırmak istemiyorum. atasına rahmet. hadi eyvallah.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2902-ocak-ayini-aradan-cikarmaca/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kendi gözünde sen?</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2859-kendi-gozunde-sen/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2859-kendi-gozunde-sen/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 20:53:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hadi ordan]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başkalarının gözünde sen]]></category>
		<category><![CDATA[hak ettiğin yerde misin]]></category>
		<category><![CDATA[skala]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2859</guid>
		<description><![CDATA[bugün işe gittim. sanki ilk defa gidiyormuşum gibi başladım yazıya :) yok düzenli olarak gidiyorum. neyse, lise son sınıf öğrencileri stajer bir arkadaşımız var yanımızda. bir başka birimde çalışıyor şu son zamanlarda. malum ilk dönemin bitmesine yaklaştığımız şu son günlerde, okullardan hocaları gelip bu arkadaşların puan durumunu öğreniyor yetkililerden. arkadaşımızın kulağına gelen duyumlara göre pekte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bugün işe gittim. sanki ilk defa gidiyormuşum gibi başladım yazıya :) yok düzenli olarak gidiyorum. neyse, lise son sınıf öğrencileri stajer bir arkadaşımız var yanımızda. bir başka birimde çalışıyor şu son zamanlarda. malum ilk dönemin bitmesine yaklaştığımız şu son günlerde, okullardan hocaları gelip bu arkadaşların puan durumunu öğreniyor yetkililerden. arkadaşımızın kulağına gelen duyumlara göre pekte iç açıcı bir puan alamamış. geldi bana dert yandı. köpek gibi çalışıyoruz ama adamlar bize geçer not bile vermiyorlar diye. birden o anda aklıma bir şey geldi. konuyla alakasını şu anda yazı yazarken çözemedim ama, doğruluk payı olmalı düşüncelerimin.</p>
<p>şöyle ki,</p>
<p>yüksek mevkilerde olan insanların -ne şekilde oraya gelmiş olurlarsa olsunlar- eleştiri kabiliyetleri de o oranda artıyor. sanki yüksek mevkilere çıktıkça insanlar kendilerini daha kusursuz, kendi emrinde çalışan insanları ise tam ters oranda kusurlu oluyor. <strong>yanlış!</strong> insanları bu tarz düşünceye sevk eden ne olabilir? yani sürekli böyle mi olacak? sen bir şekilde daha iyi yerlere geliyorsun ama etrafındaki insanları beğenmeyişin de bir o kadar artıyor. kendi hayatlarında esasen başarısız olupta, bir şekilde iyi bir mevkiye gelmiş insanlara sesleniyorum ben daha çok: herkesin hakkı neyse onu verin! adil olun ve öyle davranın.</p>
<p>diğer bir konu ise kendi gözünde sen nesin? bir adam ile beraber iş yapıyorsun. daha doğrusu sen onların işini görüyorsun o ya da bu şekilde ve o adam da sana puanını veriyor. karne olayı işte. maalesef bizim başarı skalamız sürekli başkalarının gözünde neyse biz o&#8217;yuz. 100 üzerinden sana 50 verdim diyebiliyor bir adam çıkıp. ve sen artık o oluyorsun. 100 üzerinden 50 olabilmiş bir adam&#8230; uzun zamandır bu tarz düşünceler içerisindeyim. benim başarı skalam kaç? bunu <a href="http://blog.kbrmbl.com/2832-profesore/">profesör</a> arkadaş mı belirliyor? sınavlarda sordukları sorulara verdiğim doğru/yanlış cevaplar mı? annem mi? babam mı?</p>
<p>hepsinin toplamı benim genel ortalamamı veriyor. ama hala benim bütün puanlarım, ortalamam, derecem onların gözündeki bana bağlı. kendimi ne kadar gösterdiysem o. derken bıraktım ben bu işleri. bana onların verdikleri notun çokta önemi yok. asıl olan sen kendini nerede görüyorsun ve hedefin ne? hak ettiğin yerde misin?</p>
<p>bazı insanlar tanıyorum ki kendilerine not vermeye korktukları için sürekli başkalarının gözündeki kendilerini arıyorlar. onunla tatmin olmaya çalışıyorlar. <strong>başkalarının gözünde ADAM olmak</strong> istiyorlar. çünkü kendilerinden korkuyorlar. aslında biliyorlar hak ettikleri yerin orası olmadığını. ve daha fazla çalışmak, uğraşmak <em>yemiyor </em>tabiri caizse.</p>
<p>ben kendi skalamda kendimi hak ettiğim yerde göremiyorum. üzülüyorum&#8230; ve maalesef benimde ömrümün en güzel yılları başkasının işlerini yaparak geçiyor. sistemi anlıyorum ama hala değiştiremiyorum. her şeyin bir zamanının olduğu muhakkak.</p>
<p>bekliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2859-kendi-gozunde-sen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yunusbilgi.com</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2854-yunusbilgi-com/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2854-yunusbilgi-com/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 09:55:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[yunusbilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2854</guid>
		<description><![CDATA[uzun zamandır alayım bu domaini diyordum. derken uzuun zaman önce aldım. sonra uzuuun bir zaman boş kaldı :) uzuuuun olmayan bir zaman önce ise -gün akşam- ben oraya güzel bir giriş sayfası hazırladım. geçici olarak idare edecektir beni&#8230; uzun olmayan bir zaman sonra -öyle umuyorum- oraya güzel bir portfolio oluşturmayı düşünüyorum. tatili beklemek gerek bunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>uzun zamandır alayım bu domaini diyordum. derken uzuun zaman önce aldım. sonra uzuuun bir zaman boş kaldı :) uzuuuun olmayan bir zaman önce ise -gün akşam- ben oraya güzel bir giriş sayfası hazırladım. geçici olarak idare edecektir beni&#8230;</p>
<p>uzun olmayan bir zaman sonra -öyle umuyorum- oraya güzel bir portfolio oluşturmayı düşünüyorum. tatili beklemek gerek bunun için.</p>
<p>yunusbilgi.com için kullandığım sisteme gelecek olursak<em> basit bir jquery uygulaması.</em> şu anda paylaşamayacağım, eve geçince yazımı düzenler paylaşırım. kullanmak isteyen arkadaşlar olursa yardımcı olmuş oluruz bu sayede :)</p>
<p>hadi kaçtım :)</p>
<p>ha bu arada <a href="http://yunusbilgi.com"><strong>buradan</strong></a></p>
<p><strong>düzenleme: </strong>sizde bu tarzda bir şey hazırlamak istiyorsanız <a href="http://tympanus.net/codrops/2012/01/02/fullscreen-background-image-slideshow-with-css3/">şurayı</a> takip ediyorsunuz :)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2854-yunusbilgi-com/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bence ben, sence sen, insanca insan.</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2844-bence-ben-sence-sen-insanca-insan/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2844-bence-ben-sence-sen-insanca-insan/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 22:40:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hakkimda]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kendime yazdım]]></category>
		<category><![CDATA[kendimi arıyorum]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel menkıbe]]></category>
		<category><![CDATA[simyacı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2844</guid>
		<description><![CDATA[kulağımda kulaklık, dolmuşun orta sıralarında cam kenarında oturuyorum. hiç tanımadığım insanların yanına gidiyorum. beklentim çok yüksek değil. benim gibi insanlar en nihayetinde&#8230; derken insanları düşünmeye başlıyorum. camdan dışarıya bakıyorum, insanlığın yaptığı buluşlara yani. arabalar, evler, ışıklandırmalar, yollar, köprüler, kocaman binalar ve daha bir çoğu. yüzyıllardır insanlar var. onların birikimleri hemen camın arkasındalar. oturduğum koltukta, kulağımdaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>kulağımda kulaklık, dolmuşun orta sıralarında cam kenarında oturuyorum. hiç tanımadığım insanların yanına gidiyorum. beklentim çok yüksek değil. benim gibi insanlar en nihayetinde&#8230;</p>
<p>derken insanları düşünmeye başlıyorum. camdan dışarıya bakıyorum, insanlığın yaptığı buluşlara yani. arabalar, evler, ışıklandırmalar, yollar, köprüler, kocaman binalar ve daha bir çoğu. yüzyıllardır insanlar var. onların birikimleri hemen camın arkasındalar. oturduğum koltukta, kulağımdaki kulaklıkta, giydiklerimde&#8230; insanlar inanılmaz varlıklar! elbette arkasındaki ilahi güce en başta inanıyorum. sonra yeniden onlara dönüp bakıyorum da, sürekli bir şeyler yapılıyor, hayat standartları artıyor, hiç hayal etmediğimiz uç noktalarda teknolojiyi doyasıya yaşayabiliyoruz.</p>
<p>sonra dönüp kendime bakıyorum. ben diyorum kendime, ben bu çarkın neresinde olacak, ne yapacağım? mantıklı bir soru. bütün insanlar bu sistemin bir parçası. kimisi sokakları süpürüyor, kimisi masasında emirler yağdırıyor emrindekilere, kimisi simit satıyor. sahip olduğumuz her bir varlık, cisim, olay, olgu hepsi biz insanlar için. bende insanlık için bir şey yapacağım o halde. arabayı yapmışlar. uçak var mesela. evler, evlerin ısıtmaları, asansörler&#8230; sanki her şey yapılmış gibi değil mi? bana gerek yok hani, ben olmasam dahi bu gelişimleri durdurmak mümkün değil! steve jobs geliyor aklıma. yakın zamanlarda öldü. arkasında bir insanlık bıraktı onun buluşlarına, oluşturduklarına müptela&#8230; bu adamın bir amacı vardı. idealleri, hayalleri, aşkı&#8230; başarının sırrı belkide buydu işte, tutku! o adam yaptığı işe tutkuyla bağlıydı. hayatının her kısmında, düşüncesinde, yatağında, içtiği birasında&#8230; </p>
<p>söylemek istediğim, ortada 4-5 katlı bir pasta var. en üst kattakiler oraya oturmuşlar ve arkalarına yaslanmışlar. belki yaşlanıp ölene, ya da alttakiler onları paçalarından tutup aşağıya çekene kadar orada kalacaklar. ama kalıcı olmayacakları aşikar. alt katlara indikçe insan sayısı artıyor. hırs katsayıları artıyor. ve elbette kişiye düşen pasta sayısı da. durup düşünmek lazım bu pastanın neresinde olacak, ne kadar yiyeceksin diye. ilk etapta düşünmek. fikir, proje ve uygulama en son kısım. </p>
<p>sistemi çözdüm. en kritik noktaya geldim diyebilirim. benim bu hayattaki tutkum nedir? ben öyle teknoloji harikası aletler yapıp insanlığa sunmak istemiyorum. benim kişisel menkıbem <em>-kişisel menkıbe&#8217;yi simyacı kitabından öğrendim. kişinin bu hayattaki asıl gayesi, amacı anlamına geliyor.-</em> bu değil bunu biliyorum. daha çarpıcı, daha canlı ve tüm insanlığın faydasına bir şey olmalı. insanların kalbine sevgiyi yerleştirip, insalığı yeniden aşılayabilir miyim onlara bilmiyorum. bu konu üzerine biraz daha düşünmek için müsade istiyorum. tekrar geri geleceğim. <strong>umarım tutkularımla&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2844-bence-ben-sence-sen-insanca-insan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>profesör&#8217;e (!)</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2832-profesore/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2832-profesore/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Dec 2011 22:26:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sözde profesör]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2832</guid>
		<description><![CDATA[dersteyim. adının önemli olmadığı mühim bir ders. bölüm ingilizce. mühendislik fakültesi. yalnız dersi veren hocamız -sözde- bizi aşağılamaktan dersi pek anlatamıyor. dersini tam saatinde bitiriyor. hatta bazen daha geç bıraktığı bile oluyor. sanırım bu onun için bir teselli. işimi doğru yapıyorum edaları&#8230; siz nasıl öğrencisiniz, bunuda mı bilmiyorsunuz, her senekiler bir öncekilerden daha kötü, birisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>dersteyim. adının önemli olmadığı mühim bir ders. bölüm ingilizce. mühendislik fakültesi. yalnız dersi veren hocamız -sözde- bizi aşağılamaktan dersi pek anlatamıyor. dersini tam saatinde bitiriyor. hatta bazen daha geç bıraktığı bile oluyor. sanırım bu onun için bir teselli. işimi doğru yapıyorum edaları&#8230; siz nasıl öğrencisiniz, bunuda mı bilmiyorsunuz, her senekiler bir öncekilerden daha kötü, birisi 90 alıyor birisi 10 yani siz kendinizi hiç sorgulamıyor musunuz? gerizekalı mısınız? 90 alanlar sizden çok mu daha zeki??</p>
<p>gerizekalıyım lan diyecektim! gerizekalıyım var mı? sanki sen işini çok doğru mu yapabiliyorsun ki şu yaşında, benden her şeyi doğru yapmamı bekliyorsun? 2 gün köpek gibi senin dersine çalıştım. çalıştım be! sınavı geçmek için değil üstelik, anlayarak&#8230; sorular beklediğim gibi çıkmadı yapamadım. derslere hiç gelmeme sebebim belli, karşındaki insanları aşağılayarak, gururlarını inciterek hocalık yaptığını sanıyorsun. ama yanılıyorsun. başka dersin hocaları -senin dersin kadar zor bir ders. hatta daha zor.- onda başarılı olabiliyoruz. olamasak bile sana bok attığımız gibi o adama bok atmıyoruz. biz yapamadık diyebiliyoruz. ilk sınavdı düşünemedik diyoruz&#8230; </p>
<p>bazı insanlar bütün hayatları boyunca insan olmayı maalesef becerememişler. yaşadıkları onca yaş, edindikleri onca deneyim kocaman bir hiç. belki kendini geliştirmiş, kimsenin almadığı ödülleri almış olabilirsin ama öğrencilerine biraz saygın olmalı. ufacık. o bölümde seni seven bir tane adam olmadıktan sonra, her girdiğin derste öğrencilerin sana saydırdıktan sonra kusura bakma ama sen istersen alanındaki 1 numaralı adam ol. kocaman bir hiç olmaktan ileriye gidemeyeceksin bizim gözümüzde. yani, senin asıl işinde&#8230; </p>
<p>yine bize saydırıyorken sen, ben kitap okuyordum. çok hoş vakit geçirdim diyebilirim. çıkmaya yakında çıkardım bir tütün sardım. bu daha hoş bir duyguydu. ve sen dersi bitirdikten sonra, dışarıya çıktım ve tütünümü yaktım. artık sen yoktun. varsan bile en fazla havaya savurduğum duman olabilirdin. önce çalışmıyor, sonra finallerden sonra gelip yalvarıyorsunuz diyorsun ya; ölecek olsam bile senin yanına gelmem! dilerim allah kimseyi senin gibi bir zalimin kapısına düşürmesin.</p>
<p>haaaa bu arada seni eleştirmek bana mı düştü? orada patron sensen, burada paşa benim. sen öğrendiklerini öğretmeye çabalıyorsun -acaba?- bense yaşadıklarımı sindirmeye çalışıyorum. ben sırf o saçma salak devamsızlık yüzünden o derse gelmeye devam ettikçe, sen bu muhabbeti yapmaya devam ettikçe ben daha neler yazacağım neler. öpüldün!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2832-profesore/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 biterken ben&#8230;</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2802-2011-biterken-ben/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2802-2011-biterken-ben/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 00:47:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[ben]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[saçmalamaca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2802</guid>
		<description><![CDATA[merhaba, bir çok yazıma &#8220;uzun zamandır yazmıyorum&#8230;&#8221; diyerek başlamıştım. bir yenisi daha ekledim şu anda. bu gece hazır hem uykum yok, hemde dersime çalışmışken biraz yazayım dedim. en son 9 eylül&#8217;de koca-yaz başlıklı bir yazım var. 3 ay olmuş az değil. o yazımda da yazdan bahsetmişim :) o da tıpkı bügünkü gibi geç kalınmış bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>merhaba,</p>
<p>bir çok yazıma &#8220;uzun zamandır yazmıyorum&#8230;&#8221; diyerek başlamıştım. bir yenisi daha ekledim şu anda. bu gece hazır hem uykum yok, hemde dersime çalışmışken biraz yazayım dedim. en son 9 eylül&#8217;de <a href="http://blog.kbrmbl.com/2759-koca-yaz/">koca-yaz</a> başlıklı bir yazım var. 3 ay olmuş az değil. o yazımda da yazdan bahsetmişim :) o da tıpkı bügünkü gibi geç kalınmış bir yazı&#8230;</p>
<p>neyse, son günlerde sıkıcı gibi görünüp aslında öyle olmayan yaşantımdan biraz bahsedeyim. pazartesi finallerden önceki son sınavımı olacağım. aslına bakarsanız iyi bir dönem geçiriyorum diyebilirim. öyle çok ahım şahım çalışmadım ama, sonuçlar iyi gibi. idare eder yani. dersleri bu kadar düşünmezdim önceleri, sanırım sınıf arttıkça ister istemez bilinçlendim. insan kaçamıyor bilinçten. bilinçli biriysen şayet. bir çok adam hala 1. sınıfta zira&#8230;</p>
<p>iş hayatımın neresinden bahsetsem hiç bilmiyorum. iş hayatım mı? :) bilmiyorum gözümü para hırsımı bürüdü böyle her işin ucundan tutmaya çalışıyorum ama en son baktırdığım kahve falında arkadaşımın söylediği<em> &#8220;maddi bir sıkıntı yaşayacaksın yakın zamanda&#8230;&#8221;</em> sözünden sonra daha bir uğraşmaya başladım. fallar insanı kamçılar mı? çalıştığım işimde bu ay maaş alamayacağımı öğrendikten sonra gidip özel kaleme <em>&#8220;abi falımda arkadaş böyle söyledi. kız her şeyi bildi. şu benim maaş işine bir ayar verelimde kız haksız çıksın!</em>&#8221; desem mi diye ne kadar düşündüm anlatamam. arkadaş o derece iyiydi yani :) her zaman ki gibi falım pek hoş. korkun benden! yakın zamanda <a href="http://www.beyazitkolemen.com">beyazıt</a> ile bir ofis açmayı düşünüyoruz. ne bok yemeye böyle bir işe girişiyoruz bilmiyorum ama, okuduğum bölümü bitirdikten sonra bi halt olmayacağımı anlamamla böyle bir karar vermem bir oldu. ben şu yaşıma kadar gıda mühendisliği dışında her şeyden para kazandım diyebilirim. öyle ki, mühendis olmak için kazandıklarımı oraya yatırıyorum. eğitimin ücretli olmasındaki amaç nedir birisi bana açıklayabilir mi? ticaretin eğitimden önce geldiği üniversitelerde, öğrenciler neyi nasıl öğrenecekler ki? söyleyincede adımız söyledi oluyor. senin ortalaman kaç, zaten hiç çalışmıyorsun ki muhabbeti hemen dönmeye başlıyor. alakası bile yok. ben kendi hatalarımı kabul edip düzeltmeye çalışıyorsam -ki bu konuda gayet iyiyim- herkes şapkasını önüne çıkartıp düşünebilmeli. cebimi doldurayım bir an önce düşüncesiyle devam edilirse -edilecek- bu öğrencilerin ve memleketin hali daha kötüye gidecek.</p>
<p>nerden nereye geldim ben ya&#8230; açacağımız ofisten bahsediyordum. <a href="http://www.beyazitkolemen.com">beyazıt</a> internet konusunda birebir muhabbetim olan en bilgili insan. muhabbeti ve hayata bakışınıda göz önünde bulundurursak, bu işi yapabileceğim en sağlam adam o&#8217;ydu. zira o da şu anda benden daha hevesli bu konuda. yapabileceğimiz, iyi olduğumuz konuda profesyonelleşmeye çalışacağız. ileriye dönük kafamızda bir çok plan var. birisi tutmasa biri elbet tutar! :) tutmasada en fazla ofiste <a href="http://blog.kbrmbl.com/etiket/nargile">nargile</a> yapar demleniriz. keyif bizim değil mi??</p>
<p><strong>10 ekim&#8230;</strong> sanırım bugün benim miladım. benim çerçevem belliydi. aslında benim sayılmazdı o çerçeve. zira gaziantep, akrabalar, aile, üniversite vs. faktörler benim yerime hazırlamışlardı o çerçeveyi. burada hayat öyle farklı ki, çerçevenin dışına çıkan insanların adı lekeleniyor&#8230; ve öyle özgüvensiz bir ortam var ki, kimse hayatının içerisine ufacıkta olsa umut ekleyemiyor. ve çerçeve diyorum ya hani, mümkün değil onun dışına kafanı uzatamıyorsun. derken bende tanıştım farklı hayat öyküleriyle çeşitli yollardan. okumayı keşfettim mesela. okudukça yetenekli olduğum bir konuda aslında tam anlamıyla yetersiz olduğumun farkına vardım. bunun yanında hayatıma umut girdi. özgüven aşılandı. çerçevenin dışına çıkamıyor olsamda henüz, insanın isterse çerçevesinin dışına çıkabileceğinin farkına vardım. umutsuzluk, hayata dair karamsar bakışlar ve garanticilik yerini kocaman umutlara bıraktı&#8230;</p>
<p>ben sanırım insan olmaya başladım. oldum diyemiyorum henüz. hala hırslarım var. hala bencillik yapabiliyorum. hala madde bağımlısıyım -maddi değerler- ve hala yeterince iyi niyetli değilim bütün insanlara karşı. oturduğum yerde bir yunus emre ya da mevlana olamam herhalde. pişmem lazım. ateşi görmek lazım önce pişmek içinde&#8230; ateşten hala korkuyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2802-2011-biterken-ben/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ölüm</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2790-olum/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2790-olum/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2011 09:19:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2790</guid>
		<description><![CDATA[şüphesiz hepimizin sonu. bu hayatta ondan kaçmamız imkansız. alnında yazan kader doğrultusunda insan, azrailin göz kırpmasıyla hayata gözlerini yumuyor. peki ya sonra? asıl olan muhakkak bu&#8230; bugün ananemi kaybettim. son günlerde çok sık duyduğumuz soba gazı zehirlenmelerinden o da nasibini aldı. onun alın yazısında 10 aralık 2011&#8242;de hayata gözlerini yummak varmış. sabah kaybettikten sonra ikindi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>şüphesiz hepimizin sonu. bu hayatta ondan kaçmamız imkansız. alnında yazan kader doğrultusunda insan, azrailin göz kırpmasıyla hayata gözlerini yumuyor. peki ya sonra? asıl olan muhakkak bu&#8230;</p>
<p>bugün ananemi kaybettim. son günlerde çok sık duyduğumuz soba gazı zehirlenmelerinden o da nasibini aldı. onun alın yazısında 10 aralık 2011&#8242;de hayata gözlerini yummak varmış. sabah kaybettikten sonra ikindi vaktine mütakiben cenaze namazını kıldık. ardından mezara gömüldü. insanların söylediği tek bir şey var, insanoğlu kuş misali&#8230; ki öylede. bugün varız, yarın yokuz.</p>
<p>iyi hatırlıyorum daha 7-8 yaşlarındayken o evde yaşadıklarımı. üzerinden tamı tamına 13-14 sene geçmiş. şaka gibi! 13-14 sene yaşanıyor ve o zaman içinde neler neler yaşadığın insan birden ölüyor. peki ya ne oldu yaşanan onca yıla? yaşananlara ne oldu ben şimdi onu merak ediyorum&#8230;</p>
<p><a href="http://blog.kbrmbl.com/2010/222.gif" rel="lightbox[2790]"><img class="alignleft size-full wp-image-2791" title="222" src="http://blog.kbrmbl.com/2010/222.gif" alt="" width="48" height="48" /></a></p>
<p>son zamanlarda kendimce büyük uğraşlar peşindeyim. fani hayata sığdırmayı çabaladığım hedefler, amaçlar var. sonrasında rahat bir hayat yaşamak herkesin ortak gayesi. önce parası bol bir iş, ardından o paraları harcama&#8230; dün bu düşüncelerden biraz olsun sıyrılabildim cenaze işlemleri sırasında. daha doğrusu, ben o düşüncelerden sıyrılmadım. onlar kaçıverdiler yerine yenileri gelince. biz fani hayatı fazla önemsiyoruz. 22 yaşımda sayılırım. 22 sene az bir zaman değil. ortalama olarak ölüm 60-70 sene yaşıyorsa insanoğlu türkiye şartlarında, ben yolun 3&#8242;te birlik kısmını bitirmişim. bilmiyorum sizde de oluyor mu ama, hani telefonun üstünde batarya çubukları olur ya. 3 çubuktan birisi sönmüş ve ikisi yanıyor. bir 20 sene sonra yavaş yavaş batarya problemleri çıkmaya başlar.</p>
<p>ananem diyorum. 8 sene önce büyük ananem diyorum. ölüm diyorum be ölüm! kaçış yok ondan. fani hayatım için oncasına verdiğim uğraşın binde birini, dini inancıma göre yerine getiremiyorum. zoruma gidiyor, bilmem anlatabiliyor muyum?</p>
<p>başımız sağolsun, allah rahmet eylesin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2790-olum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>koca yaz</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2759-koca-yaz/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2759-koca-yaz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2011 21:31:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[nasoluy]]></category>
		<category><![CDATA[yaz okulu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2759</guid>
		<description><![CDATA[merhaba, yazma işini bir adet haline getirmeyi bir türlü öğrenemediğimden ötürü, artık başlarken yazılarıma bunun üstünde fazla durmayacağım. ne zaman canım istiyorsa yazıp, yazamadığım zamanlara üzülmeyeceğim demek oluyor bu. yaz okulu bittiğinden beri ne işler tuttuğumu pek yazmamıştım. yaz okulu bittikten sonraki hafta staj başladı. 1 hafta öğlene kadar oradaydım. sonra araya bayram girdi. sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>merhaba,</p>
<p>yazma işini bir adet haline getirmeyi bir türlü öğrenemediğimden ötürü, artık başlarken yazılarıma bunun üstünde fazla durmayacağım. ne zaman canım istiyorsa yazıp, yazamadığım zamanlara üzülmeyeceğim demek oluyor bu.</p>
<p>yaz okulu bittiğinden beri ne işler tuttuğumu pek yazmamıştım. yaz okulu bittikten sonraki hafta staj başladı. 1 hafta öğlene kadar oradaydım. sonra araya bayram girdi. sonra bu hafta yine öğlene kadar stajdaydım. öğlene kadar çünkü öğleden sonra çalışıyorum ben. staj çok mu faydalı oldu diye soruyorum kendime zaman zamanda, öyle kocaman katkıları olmasada öğrendik işte bir şeyler canım. en azından bölümden mezun olunca ne yapacağım hakkında ufaktan bilgim oldu.</p>
<p>onun dışında bayramdan hemen sonra aldığım yaklaşık 35 tane kazağın fotoğrafını çektim. katalog için. bugün teslim ettim. nasıl olduğu konusunda henüz bir dönüş yapmadılar, yarın öbür gün belli olur heralde. eğer bu işi yapacaksam, küçük bile olsa bir stüdyom olmalı. yalnız bu iş için sanırım sponsora ihtiyacım var. duyun beni!</p>
<blockquote><p>ergenlerin dikkatine! fotoğrafçı ökkeş ayağınıza kadar geldi! 5 dakika&#8217;da facebook profil fotoğrafınız çekilir, hemen teslim edilir&#8230;</p></blockquote>
<p>bu slogan ile yola çıksam tutar mı? tutmasa bence daha iyi.</p>
<p>haftaya görmeyi çok istediğim peri bacalarına gidiyorum gibi. tek başıma gidiyorum. kafamı toplamaya ihtiyacım var sanırım yeni bir seneden önce. ha yeni sene demişken, yaz okulundaki derslerimi CC ile verdim. daha iyisini yapacaktım ki, kısmet değilmiş. olsun. ortalama 1.83 oldu ve şu anda yeter. zor bir sene beni bekliyor olacak. bu sene bittikten sonra beni bir daha buralarda bulamazsınız. tabiiii, bu seneyi tabiri caizse eşşek gibi çalışarak geçirmem gerekiyor. aksi halde okul uzar.</p>
<p>sonracıma&#8230; düzenli çalıştığım iş yerimde bir dergi hazırlayacağız. indesign programı ile haffiten içli dışlı olmaya başladım. arayüzü basit, vimeo&#8217;daki derslerde ne yalan söyleyim gayet iyi olmuş. yapacağız yapacağız&#8230;</p>
<p>yarın ve öbür gün kafam rahat. iş yok güç yok dert yok tasa yok.</p>
<p>son olarak rakıyı bıraktığımı söyleyeyim. iyi yaptım afferim bana.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2759-koca-yaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>neden arılar ölüyo?</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2734-neden-arilar-oluyo/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2734-neden-arilar-oluyo/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2011 23:54:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[arı]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[rüya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2734</guid>
		<description><![CDATA[bir kaç gece önce gördüğüm o rüyayı sanırım artık anlatmalıyım&#8230; ev gibi bir yerdeyiz. klasik türk filmlerinde olduğu gibi. bir kadın ve bir erkek birbirlerine aşıktır. erkek uzun bir yolculuğa çıkar, bu defa kötü adam devreye girer. kadına musallat olur. bizim hikayemiz bu değildi elbette! nasıl söyleyebilirim buradaki kötü adam benim diye? uygun olur mu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bir kaç gece önce gördüğüm o rüyayı sanırım artık anlatmalıyım&#8230;</p>
<p>ev gibi bir yerdeyiz. klasik türk filmlerinde olduğu gibi. bir kadın ve bir erkek birbirlerine aşıktır. erkek uzun bir yolculuğa çıkar, bu defa kötü adam devreye girer. kadına musallat olur. bizim hikayemiz bu değildi elbette! nasıl söyleyebilirim buradaki kötü adam benim diye? uygun olur mu şimdi kendi blogumda kendi okuyucularıma bunu söylemek. elbette olmaz. ben o kadını çok seviyorum. ama öyle böyle değil. her şeyi yapabilirim onun için. -rüya icabı- derken ortaya bir arı çıkıyor! bal arısı ya da normal arı, rüyamda o kadar detaylıca inceleyemedim! velhasıl bu arıda benim sevdiğim kadına aşık. saf, farkında değil hiç bir şeyin. tek hatırladığım çok mutlu olduğu sevdiceğini göreceğinden ötürü. bense acımasız, bencil ve bir o kadar da hayvanım! neden mi?</p>
<p>normal hayatında karıncayı bile incitmeyen ben, rüyamda iki parmağımla o arıyı en mutlu anında öldürdüm! sokmadı beni. sadece öldü&#8230; artık istediğime kavuşmuş muydum yani? tamam mıydı? istediğim kişiyle istediğim hayatı yaşayabileceğim anlamına mı geliyordu bu?! başka birisine zarar vererek temel almış hangi ilişki ayakta durabilirdi ki? hatırlamıyorum birbirlerini seviyorlar mıydı ama, evet o arı çok mutluydu ve hak etmemişti ölümü. en azından bu şekilde ölmemeliydi&#8230; altı üstü bir rüya deyip geçiştiremediğim için bende üzgünüm. buradaki arı bir şeyi temsil ediyor ya neyse&#8230; ben şimdi sevdiğim insana sahip oldum mu bilmiyorum ama, olması gereken bu değildi. ve ben, mutluluğumun önünde bir arı dahi olsa, mutlu olmak istiyorsam daha uygun yollar seçmeyi yeğlerim. ölen hayvan bile olsa, onun kaderinin son noktasını ben koyamam. öldüremem!</p>
<p>rüya tabirlerine baktığım zaman eğer öldürdüğüm bal arısıysa beni güzel günler bekliyor gibi. sonuçlar pozitif! normal arıysa yandık. hemen araştırayım netten hangisi bal arısı hangisi normal arı diye. ya da boşvereyim. yakın zamanda başıma gelenlere bakarak karar veririz. başımız sağolsun tekrar. </p>
<p>bir sonraki rüyada görüşmek üzere. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2734-neden-arilar-oluyo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>türk yapımı drama romantik filmler 2</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2687-turk-yapimi-drama-romantik-filmler-2/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2687-turk-yapimi-drama-romantik-filmler-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jul 2011 19:23:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hadi ordan]]></category>
		<category><![CDATA[aşk tesadüfleri sever]]></category>
		<category><![CDATA[aşk tutulması]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[film tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[incir reçeli]]></category>
		<category><![CDATA[romantik türk filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[türk filmi]]></category>
		<category><![CDATA[ya sonra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2687</guid>
		<description><![CDATA[daha önceki türk yapımı drama, romantik filmler başlıklı yazımda başka dilde aşk, adını sen koy ve acı aşk üzerine ufak tefek bir kaç yorumda bulunmuştum. bu defa bahsedeceğim iki film ise aşk tesadüfleri sever ve ya sonra. baya bir zaman önce izlediğim aşk tutulması ve incir reçelinden ufak ufak bilgi vereyim madem. öncelikle belirteyim eğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>daha önceki<a href="http://blog.kbrmbl.com/998-turk-yapimi-drama-romantik-filmler/"> türk yapımı drama, romantik filmler</a> başlıklı yazımda başka dilde aşk, adını sen koy ve acı aşk üzerine ufak tefek bir kaç yorumda bulunmuştum. bu defa bahsedeceğim iki film ise aşk tesadüfleri sever ve ya sonra. baya bir zaman önce izlediğim aşk tutulması ve incir reçelinden ufak ufak bilgi vereyim madem.</p>
<p>öncelikle belirteyim eğer romantik komedi, dram filmlerini pek sevmiyorsanız yazdıklarımı hiç okumayın. ben bu tarz filmleri sevdiğimden yapacağım bir çok olumlu eleştiriler size saçma gelecektir. ha bu arada sinema kültürümün öyle harikulade bir seviyede olmadığınıda ayrıca belirtmek istiyorum. -yazar burada mütevazilik yapıyor.-</p>
<h3><strong>ask tesadüfleri sever</strong></h3>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2688" title="ask-tesadufleri-sever" src="http://blog.kbrmbl.com/2010/ask-tesadufleri-sever.jpg" alt="" width="203" height="209" />uzun süre konuşuldu. konuşulmayıda hak etti hani. beni ağlatmayı başarabilen nadir filmlerden. -babam ve oğlum her zaman bir numara elbette.- filmin konusundan hiç bir yazımda bahsetmedim ve bahsetmeyeceğim. filmde yok artık diyeceğiniz onca tesadüf olmasına rağmen filmin o güzel akışında bunları fark etmiyorsunuz bile. filmden çıkıpta biraz düşündükten sonra aklınıza geliyor. filmin müzikleri uzun süre listelerdeydi. sinemada neye göre puan veriliyor bilmiyorum ama ben filmin akışına, çekimine, müziklerine ve işlenişine 10 üzerinden rahatlıkla 8.5 verebilirim. romantik komedi filmlerinde biraz aşırıya kaçınılması gerektiğini düşünenlerdenim. niye mi? abicim bu zamanda hani nerede aşk denebilecek aşk?</p>
<h3><strong>ya sonra</strong></h3>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2690" title="ya-sonra" src="http://blog.kbrmbl.com/2010/ya-sonra-212x300.png" alt="" width="191" height="270" />özcan deniz&#8217;in ilk deneyimi. en başta söyleyeyim film olmuş. bu ülkede bir şarkıcı tutupta film yapıyorsa sinemanın s&#8217;sinden anlamayanlar bile başlarlar eleştirmeye, topa tutmaya. sinema filmi çekiyorsa adam direk 1-0 yenik giriyor bu mecraya. yer yer sıkıcı olsada, filmde ben eğlendim. müzikler çok saçma yerlerde girdi. olmamıştı. filmdeki didem -deniz çakır-&#8217;ın oyunculuğuna bayıldım. ezel&#8217;den bildiğimiz kerpeten ali -barış talay- pek şık oynamış. ona da tebrikler. filme puanım 7.0. özcan deniz sinema sektöründe yeni olduğundan hevesi kaçmasın diye biraz bonkör davrandım.</p>
<h3><strong>ask tutulması</strong></h3>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2695" title="asktutulmasi" src="http://blog.kbrmbl.com/2010/asktutulmasi.jpg" alt="" width="166" height="250" />film türkiye şartları standartlarında. keyifle izleyeceğiniz bir film olmasada, zamanınızı değerlendirmek için izleyebilirsiniz. öyle mükemmel bir aşk beklemeyin. en baştada dediğimiz gibi standart. filmde aşırı fenerbahçe aşkı olduğundan ötürü bir galatasaray&#8217;lı olarak bazı yerlerinde baya bi sıkıldım. saçmada geldi hani. neyse konumuz sinema. aşk tutulmasında anlatabileceğimiz öyle pek bir detay yok. delisin delisin şarkısı filmin yarısında geçiyor. birde tolgahan sayışman&#8217;ın yer yer aşk üzerine paylaştıkları var. filme puanımız 6.5.</p>
<h3><strong>incir receli</strong></h3>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2697" title="incirreceli" src="http://blog.kbrmbl.com/2010/incirreceli-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" />aha şimdi dananın kuyruğu koptu. adamlar yapmışlar abi! halil sezai paracıkoğlu&#8217;nu bu filme tanıdım. harika bir oyunculuk çıkarmış. bir aşk filmi düşünün ki içinde tek bir öpüşme sahnesi bile yok! yok artık der bir çoğumuz izlemezdik heralde filmden önce bunu söyleselerdi. filmi birazda çekici kılan bu sanırım. kimse bilmiyor duygu&#8217;nun neden öyle olduğunu. film müzikleri ise fena. halil sezai&#8217;nin isyan şarkısını bilmeyen kalmadı heralde. filmden sonra hemen her gün facebook&#8217;ta paylaştılar. o sahne ile tanındı film. ve yaşadıkları hayatta kimseyi sevme şansı tanınmayanları sevdiği bir şey oldu<strong> incir reçeli</strong>. neyse film üzerine yazdığım iki tane yazımı okuyun siz, bende notumu verip bitireyim yazımı. <a href="http://blog.kbrmbl.com/2499-yagmur-damlalari/">1</a> &#8211; <a href="http://blog.kbrmbl.com/2502-gul-yapraklariyla-bir-basima/">2</a> notum 8.5. 4 film içindeki bence en iyisi. aşk tesadüfleri sever daha bir gösterişli, daha bir akıcı gitsede; tarzım bu benim napayım?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2687-turk-yapimi-drama-romantik-filmler-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

