yoksun, yoksun yanımda,
geçecek demiştin ya,
geçmedi duruyor hala,
yoksun yoksun yanımda,
bu puslu kalanlarda yoksun yanımda,
unutma, beni unutma!
süpermen olmak lazım bazen :)
bugün fark ettim ki: ben kendi hayatımın süpermeniyim! son günlerde can sıkıcı durumlar vardı nedensiz, bugün onların üzerinden geldim gibi diyebilirim. buna en büyük etken sanırım havanın cıvıl cıvıl, güneşin sıcacık olması. 2 saat kadar sonra gireceğim 7 saatlık yorucu ders bile umrumda değil. olumsuzluklara kapadım bugün kendimi! zaten yeterince sıkılıyorum kaç gündür, yeter be! salıvermiyorum bugün kendimi :) bekle lan calculus ben geliyorum:p
ders dedim de bugün ders çalışmadım en çok ona yanarım. defterimi evde unutmuşum ofiste boş boş oturdum. geçen hafta c++’dan ne yapmışız önce onlara bakayım, sonra kaçayım okula…
bu arada bugün fotoğraf neyim baktım, ikonları inceledim… pek birşey yapmadım evet ama bunların da etkisi var keyifli olmamda. “ne saçma!” diye düşünebilirsiniz. bazen ben bile düşünüyorum… sanırım benim yazılımımda bir arıza var :D ortada birşey yokken canımı sıkıyorum, birçok insanın bakıp üfff dediği şeyleri çok beğeniyor onlardan birşeyler çıkartıyorum ve moralimi düzeltiyorum. her ne kadar size saçma gelsede, insanlarla ortak noktam da var elbet: müzik ruhuma etki edebiliyor mesela… genelinizin etkilendiği şeylerden bende etkileniyorum:) sonra film var, arkadaşlar arası muhabbet var, aile ilişkileri vaaaaar :p
yeter ben saçmalama moduma girdim gine. evet tamam olmuşuz. o halde gidelim artık :) hoşçakalııın…
dumana olan zaafımdan yansımalar
nargile hayatıma girdiğinden beri -2008 yazı- o beyaz büyük dumanlara karşı hayranlığım hep olmuştur. hemen her içtiğimiz nargilenin fotoğrafı vardır. son günlerde kullanmadığım sigara dumanına karşı bir zaafım olduğunu fark ettim. yer yer denk gelen o koyu dumanlı fotoğrafları bugün ben bir arayayım dedim. sırf bu tarz fotoğrafları pozlayabilmek için sanırım yakında sigaraya başlayacağım :)
bugün biraz sigara, biraz da renkli cafcaflı duman fotoğrafları paylaşacağım. bizimde birkaç fotoğrafımız var, onlarıda ekleyiverelim yanıcağızına :)


olmayınca olmuyor be günlük…
sen her ne kadar uğraşırsan uğraş canın içerden bir yerden sıkıldımı engelliyemiyormuşsun ben bunu anladım bugün. yok çok denedim ama olmuyor. o kadar geçindim yok istersen olur, herşeyi yaparsın, kimse senden daha kıymetli değil gibilerden ama bu çok farklı birşey. ortada tek birşey yokken en ufak şeyleri bile büyütmek, hayatındaki tüm insanları hayatından çıkarma düşüncesi/isteği ve sadece yatıp uyumak…
ders çalışmam gerek ama canım onu bile istemiyor! normalde de pek istediği söylenemez evet ama ben çalışırdım… şimdi o da kalmadı. acilen toplarlanmam gerek diyeceğim ama sabahlar bile bana küsmüş durumda. sabah uyanır uyanmaz içime bir sıkıntı çöküyor, canım tek birşey istemiyor. ben sıkılmaya başladım evet evet… nedenini bilmiyorum ama yine huzursuzlanmaya başladm.
tüm gün ofiste oturdum. tek gerekli birşey yapmadım. gece yatmadan önce tema düzenleyeceğim demiştim ama onu bile istemedi canım. internet’ten de bir beklentim yok gibi. facebook, friendfeed, msn, pes… kitap okuyayım dedim uykum geldi 50 sayfa okudum yatmışım. şarkı dinliyorum o da olmuyor. bilmiyorum neden böyle olduk şimdi durup dururken ama ben yatmaya gidiyorum yeniden. yarın güzel geçsin!
haftasonu sevinci:?
evet evet son bir aydır haftasonunu özellikle bekliyorum bunu fark ettim bugün. okuldaki dersler öylesine yormaya başladı ki artık üniversiteli olduğumu harbiden hissetmeye başladım. tabi buna derslerin ağırlaşması, tüm derslere girmem ve derslerde eksiksiz not tutmamda eklenince yorulmamak elde değil! üniversiteli olmak zormuş be abi..
neyseki yarın cumartesi diyecektim ki bir de beden dersi çıktı başımıza. sabahın 10unda ne işimiz var üniversite de yahu. cumartesi gece 11 – 12 ye ayarlasınlar halı sahayı gidip yapalım beden eğitimimizi en canlısından de mi ama :) ikinci öğretim adamın gündüz gözüne okulda ne işi var? biz o kadar parayı sabahleyin erkenden okula koşmak için mi veriyoruz :p
haftasonuna sevindik diyoruz gene dersler yine dersler yeniden dersler! tekrar etmem gereken o kadar çok konu var ki, deli oldum olacağım az kaldı. gördüğüm tüm dersler yeni şeyler ve tam odaklanamıyorum. derste anlıyorum ama bir sonraki derste hepsi havada… ders çalışmam gerek! ders çalışmalıyım!
hoşgeldin haftasonu(!) hıh!
üniversiteli olduğunu hissetmek…
merhabalar,
yaklaşık 1.5 senelik üniversite eğitim hayatım boyunca hiç bu kadar yorulmamıştım! gerçi ilk 1 sene hazırlıktık ve ders falan yoktu. derslere sadece devamsızlıktan girilir, derslere hiç çalışılmazdı.
1. sınıfa geçtikten sonra her ne kadar dersler ağırlaşmış olsa da daha önceden bildiğimiz konular olduğundan pek kasmazdı. güç bela alttan ders bırakmadan bitirdik ilk dönemi ancak 2. dönem çok ama çok zor geçecek. onca yıllık eğitim hayatım boyunca ben bu kadar yorulduğumu hatırlamam. o değil derslerin hepsine giriyor, dersleri takip ediyorum ama yok abi, 3 ana ders fizik, kimya ve matematikten ben n’apacağım hiç ama hiç bilmiyorum…
derlerdi hep üniversite zordur ama biz takmazdık. çalışan adam yapar derdik. hele birde gaziantep üniversitesin de mühendislik fakültesi öğrencisiysen sana o ingilizce mühendis diplomasını öyle kolay vermezler ben onu anladım. çalışan adam yapar orasına katılıyorum. çalışırım diyordum ama çalışmak harbiden zor yahu. bunlar bizim öğrendiğimiz şeylerden çok farklı dünya. öyle birşey ki 3 boyut düşünme yeteneğim olmasına rağmen almıyor kafam. derslere girdikçe de ulan ne çok eksiğim varmış diye çemkiriyorum kendime…
acilen şu son 3 haftada gördüklerimi bir toparlamam gerekiyor. millet harıl harıl çalışırken ben aylak aylak geziyorum. quiz’den 20 aldım bu arada. evet lab quizin den 20 almayı başarabilenlerden birisi benim! abi ben nerden bileyim o stajerlerin yazılı yapacaklarını. sözlü falan bekliyordum ters köşeye yatırdılar iyi miiii… yarın bir tane daha quiz var ve ona çalışacağım yarın. bugün çok yorulduğumdan bir an önce yatıp uyumak istiyorum…
siz siz olun üniversite eğitiminizi henüz almadıysanız mutlaka beğendiğiniz bir bölümü okuyun. yaptığınız işe ilginiz alakanız olsun. saldım çayıra mevlam kayıra bitecek gibi değil okul, benden söylemesi…
selametle
n’apsam n’apsam:?
bütün günüm yine birşey yapmadan bitmek üzere. sabahtan beri gerekli tek birşey yapmadım. birkaç kaynaktan premium wordpress temalarını buldum. (bkz:warez) nette baya warez varmışta bizim haberimiz yokmuş. ben tabi ki onları kullanmayacağım. ilerleyen zamanlarda gerek olursa o zaman belki kullanırız…
okul var birazdan okula gitmem gerek. akşam en erken 10.15′e kadar okuldayım offff. calculus, physic ve -and yazdım sildim hehe- bilgisayar dersi. offf uykumda gelmeye başladı hafiften ama…
aha da ben çıkıyorum. görüşmek üzere…
tut ellerimden -bedirhan gökçe-

Sırat’tan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim tut ellerimden
Niyet ak güvercin vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden
Gönüldeki birlik kalkandır dışa
Aldırma ayaza yele yağışa
Giden ilkbahara gelecek kışa
Beraber göçelim tut ellerimden
pazar, ders + ogün şanlısoy
ogün şanlısoy – hadi beni güldür biraz
http://fizy.com/s/103u6p
fizy.com videomusic
merhabalar,
bugün az biraz dersin başına oturabildiğimden dolayı baya mutluyum. fizikten birşey anlamadım ama hiçte önemli değil. yavaş yavaş çalışırsam ilk vizelere kadar çoook rahatlıkla yaparım. kimya ise iyiydi ;)
şimdi ufuk paşayla dışarıya çıkacağım. canımda sıkkındı biraz kafa dağıtmış oluruz. şuracıktaki konuda dediğim “arada çık arkadaşlarınla birşey yap” ı uyguluyoruz bugün. şarkıda öylesine esti, size gelsin.
yazacağım gece ;)
canın sıkıldığında aç oku!
büyüdüm ve artık değiştirmem gerekenler var. bayadır bunlar için yoğun bir çaba içerisindedim ki bugün yazayım birşeyler dedim. uzun yıllar sonra tam da tadında gelen mutluluğun hakkını doyasıya verme ve hissetme çabasındayım. yoluma çıkacak herşeyi yıkıp devirecek güçte olduğumu hissediyorum. zorlanacağım… zor olacak biliyorum ama olması gerekeni yapacağım. hem sonunda mutlu da olacağım, kendimi de iyi hissedeceğim. biliyorum…
mutsuzdum önceleri. çok ufak şeyleri gözümde büyütür ve önüne asla geçemezdim. geçemeyeceğimi sanardım… kendime verdiğim bu acının yanında elimi attığım her dalı kuruturdum. verimsizdim! iki elim başımın arasında sessiz ve can sıkıcı müzikler arasında kaybolup giderdim. çok acı! insanın acıyı kabullenmesi kendine yapabileceği en büyük kötülük. yaşadım, daha doğrusu kendime yaşattım biliyorum! arkama dönüp baktığımda kötü geçen tek bir anımın bile bunlara değmediğini görüyorum içimde küçük bir sızıyla…
günün ardından… -25 şubat 2010-
merhabalar,
günlerim gene eski havasında geçmeye başladı. pek bir verimsiz yani…
ofiste birşeyler yapmıyorum. pes attım bugün biraz, yine nete takıldım. ders çalışmam gerek bu aralar. yoksa ilk sınavlar yine kötü gelecek.
tdp projesi için 4.30 da okulda olmam gerekiyordu. yolda otobüs kaza yaptı. tam ortada oturuyorum aha dedim gittik ama neyseki çok birşey olmadı hem otobüse heme arabaya. gerizekalı şoför öyle mi sollanır araba? karşıdan araba geliyor sen gene basıyorsun, bir dur. vurduğu arabanın sahibide bir güzel azarladı, tantana çıkarttı ohhh dedim tam olduk. kimliğini ver hele sen diyor. namıslı mısın sen? şerefli misin? namıslı adam verir kimliğini, ver hele ağam! dey :) tehooooo, heyecansız günümün en heyecanlı anlarıydı yaşadıklarım :D
merhabalar, ben 

