<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>blog.kbrmbl.com &#187; hadi ordan</title>
	<atom:link href="http://blog.kbrmbl.com/neler-var/hadi-ordan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.kbrmbl.com</link>
	<description>accık duygusal, ucundan hayalperest, çok aşık, az bilmiş.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 02:14:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>kendi gözünde sen?</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2859-kendi-gozunde-sen/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2859-kendi-gozunde-sen/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 20:53:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hadi ordan]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başkalarının gözünde sen]]></category>
		<category><![CDATA[hak ettiğin yerde misin]]></category>
		<category><![CDATA[skala]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2859</guid>
		<description><![CDATA[bugün işe gittim. sanki ilk defa gidiyormuşum gibi başladım yazıya :) yok düzenli olarak gidiyorum. neyse, lise son sınıf öğrencileri stajer bir arkadaşımız var yanımızda. bir başka birimde çalışıyor şu son zamanlarda. malum ilk dönemin bitmesine yaklaştığımız şu son günlerde, okullardan hocaları gelip bu arkadaşların puan durumunu öğreniyor yetkililerden. arkadaşımızın kulağına gelen duyumlara göre pekte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bugün işe gittim. sanki ilk defa gidiyormuşum gibi başladım yazıya :) yok düzenli olarak gidiyorum. neyse, lise son sınıf öğrencileri stajer bir arkadaşımız var yanımızda. bir başka birimde çalışıyor şu son zamanlarda. malum ilk dönemin bitmesine yaklaştığımız şu son günlerde, okullardan hocaları gelip bu arkadaşların puan durumunu öğreniyor yetkililerden. arkadaşımızın kulağına gelen duyumlara göre pekte iç açıcı bir puan alamamış. geldi bana dert yandı. köpek gibi çalışıyoruz ama adamlar bize geçer not bile vermiyorlar diye. birden o anda aklıma bir şey geldi. konuyla alakasını şu anda yazı yazarken çözemedim ama, doğruluk payı olmalı düşüncelerimin.</p>
<p>şöyle ki,</p>
<p>yüksek mevkilerde olan insanların -ne şekilde oraya gelmiş olurlarsa olsunlar- eleştiri kabiliyetleri de o oranda artıyor. sanki yüksek mevkilere çıktıkça insanlar kendilerini daha kusursuz, kendi emrinde çalışan insanları ise tam ters oranda kusurlu oluyor. <strong>yanlış!</strong> insanları bu tarz düşünceye sevk eden ne olabilir? yani sürekli böyle mi olacak? sen bir şekilde daha iyi yerlere geliyorsun ama etrafındaki insanları beğenmeyişin de bir o kadar artıyor. kendi hayatlarında esasen başarısız olupta, bir şekilde iyi bir mevkiye gelmiş insanlara sesleniyorum ben daha çok: herkesin hakkı neyse onu verin! adil olun ve öyle davranın.</p>
<p>diğer bir konu ise kendi gözünde sen nesin? bir adam ile beraber iş yapıyorsun. daha doğrusu sen onların işini görüyorsun o ya da bu şekilde ve o adam da sana puanını veriyor. karne olayı işte. maalesef bizim başarı skalamız sürekli başkalarının gözünde neyse biz o&#8217;yuz. 100 üzerinden sana 50 verdim diyebiliyor bir adam çıkıp. ve sen artık o oluyorsun. 100 üzerinden 50 olabilmiş bir adam&#8230; uzun zamandır bu tarz düşünceler içerisindeyim. benim başarı skalam kaç? bunu <a href="http://blog.kbrmbl.com/2832-profesore/">profesör</a> arkadaş mı belirliyor? sınavlarda sordukları sorulara verdiğim doğru/yanlış cevaplar mı? annem mi? babam mı?</p>
<p>hepsinin toplamı benim genel ortalamamı veriyor. ama hala benim bütün puanlarım, ortalamam, derecem onların gözündeki bana bağlı. kendimi ne kadar gösterdiysem o. derken bıraktım ben bu işleri. bana onların verdikleri notun çokta önemi yok. asıl olan sen kendini nerede görüyorsun ve hedefin ne? hak ettiğin yerde misin?</p>
<p>bazı insanlar tanıyorum ki kendilerine not vermeye korktukları için sürekli başkalarının gözündeki kendilerini arıyorlar. onunla tatmin olmaya çalışıyorlar. <strong>başkalarının gözünde ADAM olmak</strong> istiyorlar. çünkü kendilerinden korkuyorlar. aslında biliyorlar hak ettikleri yerin orası olmadığını. ve daha fazla çalışmak, uğraşmak <em>yemiyor </em>tabiri caizse.</p>
<p>ben kendi skalamda kendimi hak ettiğim yerde göremiyorum. üzülüyorum&#8230; ve maalesef benimde ömrümün en güzel yılları başkasının işlerini yaparak geçiyor. sistemi anlıyorum ama hala değiştiremiyorum. her şeyin bir zamanının olduğu muhakkak.</p>
<p>bekliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2859-kendi-gozunde-sen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>futbol ve ben</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2838-futbol-ve-ben/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2838-futbol-ve-ben/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Dec 2011 21:48:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[hadi ordan]]></category>
		<category><![CDATA[hakkimda]]></category>
		<category><![CDATA[ben]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[ilk okul]]></category>
		<category><![CDATA[küçükken]]></category>
		<category><![CDATA[lise]]></category>
		<category><![CDATA[orta okul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2838</guid>
		<description><![CDATA[futbol. benim hayatımın vazgeçilemez en değerli parçasıydı bundan yıllar yıllar önce. bugün yolda geliyorken eskilere gittimde biraz hatıralarla doldum taştım. sonradan aklıma geldi annemle bu sabah konuştuklarımız. sen diyordu, küçükkende çarpınır dururdun. bilmeyen olabilir çarpınıp durmayı, anlamı çok hareketliydin demek. öyleydimde. şimdi deli gibi topun peşine koşmuyor olsamda, hala çarpınıyorum. yani sanırım. ilkokul&#8217;dayım daha. ben [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>futbol. benim hayatımın vazgeçilemez en değerli parçasıydı bundan yıllar yıllar önce. bugün yolda geliyorken eskilere gittimde biraz hatıralarla doldum taştım. sonradan aklıma geldi annemle bu sabah konuştuklarımız. sen diyordu, küçükkende çarpınır dururdun. bilmeyen olabilir çarpınıp durmayı, anlamı çok hareketliydin demek. öyleydimde. şimdi deli gibi topun peşine koşmuyor olsamda, hala çarpınıyorum. yani sanırım.</p>
<p>ilkokul&#8217;dayım daha. ben diyim 3, siz diyin 4. bizim okulda tenefüsler çok uzundu. 15 dakika. bizimkiler daha ilk tenefüsten koşmuşlar topun peşine. ben her nedense yukarıda pencereden izliyorum onları yanımda aynı gün doğduğum arkadaşımla. bizimkiler yeniliyorlar :) pencerenin altına birisi geldi, gel lan bizim ufaklıklar bizi yeniyorlar dediler. davet edildiğim hiç bir maça futbol hayatım boyunca hayır demedim. derken girdim birinin yerine ve daha ilk topta rövaşata&#8217;dan golü attım! sallamıyorum ya :) oynadığımız yer ağaçlıktı ve havadan gelen bir top oraya takıldı ve rakibi şaşırttı. fena çakmıştım! bir gol daha attım ve yukarıya bir havalı çıktım ki, anlatamam! omuzlarda değildim. hiçte alınmamıştım zaten. ama mutluydum.</p>
<p>aynı okul yıllarımda futbol merakımız sınıfçaydı. bir gün aynı sınıftaki amcamın oğluyla evde bütün gece pastel boyalarla boyanmış kağıtları kestik poşetler dolusu. sonra maç içinde kızlar bunları sahaya attılar. ne heyecanlı! okul müdürü ya da sınıf öğretmenimiz başta ben ve amcamın oğlu olmak üzere tüm sınıfın ağzına sı*mış olmalı. hak etmiştik. mutluluk tavandı tabi :) o yıllarda galatasaray fena ve hepimizin bir lakabı vardı. ben ümit davala idim. taçları ben kullanıyordum. o kadar. ve o okuldan ayrıldım.</p>
<p>mahalle maçlarından bahsedebilirim sanırım biraz. bizim apartmanın çaprazındaki uşaklar -sülelecek orada otururlar.- benden pek haz etmezlerdi. ve tabi bende onlardan. arada oyunlarına alırlardı şayet eksik bir adam varsa. mahalle maçları mı? yetimdim sanki. arada maça alırlardı, ellerine verirdim :) bir elemana bir keresinde bacak arası yaptım, gel lan bende seninkinden geçireceğim aç bacağını dedi. nasıl yeaaa dedim? arkasından abisi geldi, &#8220;aç lan!&#8221; abim yoktu. hem yetim, hem eziktim. bizim beraber takıldığımız elemanlarla (kürşat, amcamın oğlu, behiye teyzenin torunu hasan, zehir ismail&#8230;) bir araya gelir aşağı mahalle ile maç ederdik. şanssızdım. bu şanssızlığım ömrüm boyunca yakamı bırakmadı. neredeyse hiç yenemedik. ilk o zaman anladım kendi başıma hiç bir maçı alamayacağımı. patlamış bir balondum yani.</p>
<p><img class="size-full wp-image-2839 alignnone" title="futbol" src="http://blog.kbrmbl.com/2010/6139845120_4ddbcd206e.jpg" alt="" width="352" height="500" /></p>
<p>orta  okulun hemen ilk başlarında o okuldan ayrılmıştım. yeni gittiğim okulda da değişen bir şey olmadı tabii ki. bizim sınıf bizim şubeler içindeki en berbat top oynayanlarıydı. ben gittikten sonrada bir şey değişmedi. sadece daha az yiyor, daha çok atabiliyorduk o kadar. bizim sınıfın en iyisiydim. tekniktim, ama zayıftım. diğer şubedeki elemanlarla bir defa bir pazarın içinde maç yaptık. onların sınıftan bir elemanı bize vermişlerdi -araları bozukmuş- ilk defa onlarla maç yapmıştım orada. yenilmiştik her zamanki gibi. olsun, taktiklerini öğrenmiştim. ilerliyordum. ilerleyen zamanlarda diğer şubelerle de maç yaptık. zamanla bizim sınıfta futbola daha fazla merak sarmıştı, daha heveslilerdi. ateşiyordum sürekli çünkü!</p>
<p>okul takımına seçilmiştim. 7. sınıfta olmalıyım. ortasahaydım ama kendi kaleme gol atmayı başarabilmiştim. hevesim bir defa daha kırılmıştı. yüz karası olmuştum bütün okulda! keşke attığım gollerle tanısalardı beni üst sınıftakiler. olmadı. diğer maça gelmeyeceğim demiştim. hoca duydu, &#8220;gelecek ve ne goller atacaksın, ne paslar atacaksın!&#8221; dedi. işini doğru yapabilen bir hocaydı belli ki. heveslenmiş ve çalışmıştım. ama yetemedim ve diğer maçta da yenildik. benim için ortaokuldaki okul turnuvaları defteri kapanmıştı. öss zamanı gelmişti.</p>
<p>antepspor maceramdan bahsetmedim değil mi? yaz okulu seçmelerindeydim. bir defasında çok iyi hatırlıyorum yarım sahada maç yapıyoruz. veeee dışarıda maçı izleyen arkadaşlar bana deli gibi tezahürat yapıyor! hayatımdaki en güzel anlardan biriydi. işimi doğru yapıyordum. hepsi rakibimdi, ama beni sevmişlerdi. o gün oynadığım futbolu daha doğrusu. seçildim o yaz. sonra biraz daha devam ettim ve o da bitti. sebep? yine öss. bir defa ankaragücü maçına top toplamaya gittim o kadar. ona da geç kalmıştım ve elbisem hepsininkinden farklıydı. daha yakışıklı görünüyorlardı onlar o giydikleriyle. sanki fazlalıkmışım gibi hissetmiştim&#8230; devre arasında içeri girip top oynamıştık. eğlenceliydi. kadir hoca&#8217;mı unutmayacağım&#8230;</p>
<p>ve lise&#8230; hayatımda hiç bu kadar top oynamamıştım. hazırlıktayız. bir defa üst sınıfların bir maçına öylesine girmiştim. tuttular beni. daha sonraki günlerde popüler olmaya başlamıştım. nerede öğrendiğimi soranlar, iyi oynadığımı söyleyenler ve dahası&#8230; dersleri ve zühal hocayı sallamıyor ve kendimi futbola veriyordum. o bahar turnuvalarda bir halt yapamadık. 3. sınıflar vardı karşımızda. dev gibilerdi! yediğimiz onlarca golün üstüne hepsini çalımlayıp attığım gol pek şıktı. bana yakışır bir goldü :p</p>
<p>1. sınıfta turnuvalara katılmadık. sınıftakilerde bir bok yoktu. girsekte zaten bir şey yapamayacağımızı biliyorlardı. bense her geçen gün daha bir güzel oynuyordum. normaldi öyle olması. her öğlen arasında kıçımdan terler aka aka, paçam yırtılana kadar oynuyordum! kırdığım gözlüklerde cabası! oruç oruçta oynadım evet! derdim neydi acaba?</p>
<p>2. ve 3. sınıfta okul takımında dönem dönem oynadım. büyük sahaya alışamamıştım bir türlü. idare ederdi oynadığım oyun, ama sanırım istedikleri gibi oynayamıyordum. yetersizdim kısacası. bir futbolcu olamayacağımı anlamıştım yani. ama okulda bu sayede popüler olduğumu, bir çok kızın beni izlediğini söyleyebilirim rahatlıkla. ama hamurumuzda yırtıklık olmadığından dolayı sadece duyuyor ve utanıyorduk. kimileri kızları götürüyordu. onlar sanırım nasıl davranmaları gerektiklerini iyi biliyorlardı. ben bunu onlardan uzun süre sonra öğrendim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2838-futbol-ve-ben/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>susarsın.</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2819-susarsin/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2819-susarsin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Dec 2011 23:29:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[hadi ordan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2819</guid>
		<description><![CDATA[susarsın. bir çığlık boşalacak gibi olur yüreğinin derinliklerinden. sessizliğin temelinde çığlıklar vardır. hep sesini duyurmak istediğinde olur bu. nasır tutmuş yüreğini bıçakla kazımaya benzer daha çok. içindeki her bir kelime, bir kan damlaya eşdeğerdir her dokunuşta. susmaya devam edersin. sanki ağzından ilk çıkacak harf, bahsi kaybettiğin anlamını taşır. bahisi umursamazsın her zamanki gibi. tuhaf olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>susarsın. bir çığlık boşalacak gibi olur yüreğinin derinliklerinden. sessizliğin temelinde çığlıklar vardır. hep sesini duyurmak istediğinde olur bu. nasır tutmuş yüreğini bıçakla kazımaya benzer daha çok. içindeki her bir kelime, bir kan damlaya eşdeğerdir her dokunuşta.</p>
<p>susmaya devam edersin. sanki ağzından ilk çıkacak harf, bahsi kaybettiğin anlamını taşır. bahisi umursamazsın her zamanki gibi. tuhaf olan her defasında kendini ustaca kandırmaya devam edişindir. ustalığa erişmenin hiçte zor olmadığını yazmaya başladığın ilk günden beri bilirsin. hayata 1-0 geriden başlayanların tesellisidir bu. hiç maça çıkmayaydık iyiydi dersin, zira ustalık bilinçaltındadır sürekli. bu maçta değil öne geçmenin, beraberliğin dahi mümkün olmadığını yüzünü tokatlar gibi yapıştırır inatla.</p>
<p>nasırlar gitgide büyümektedir. artık kanamıyordur. kanayacak kan kalmamış olmalı diye geçirirsin içinden. bıçağın en sivri yeri en yakın arkadaşın olmaya başlamıştır. ayakkabı tabanım bu benim dersen yalandan sayılmaz.</p>
<p>hayır acımıyor artık. konuşmaya başlamışsındır biraz biraz. &#8220;bir dünya da bana ver tanrım.&#8221; dersin ve yeniden susarsın. dakikalar 4.52&#8242;yi gösteriyordur. evet, şarkı bitmiştir.</p>
<p>neredeydi bu aletin <strong>stop </strong>düğmesi? kafam şişti!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2819-susarsin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>amele miyim ben?</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2797-amele-miyim-ben/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2797-amele-miyim-ben/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2011 11:08:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[hadi ordan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2797</guid>
		<description><![CDATA[bu soruyu kendime sormuyor değilim. hele hele son günlerde tuttuğum işlerden sonra kendimden daha bir şüphe eder oldum. yapmadığım iş kalmadı arkadaş. o kadar olur yani! iyi mi yapıyorum kötü mü ediyorum hiç ama hiç bilemiyorum. yaptıklarımı şöyle listeleyecek olursak, düzenli bir işim (günlük 4 saat. düzenli web sitesi düzenleme, geliştirme; medya işleri vs.) amatör [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bu soruyu kendime sormuyor değilim. hele hele son günlerde tuttuğum işlerden sonra kendimden daha bir şüphe eder oldum. yapmadığım iş kalmadı arkadaş. o kadar olur yani! iyi mi yapıyorum kötü mü ediyorum hiç ama hiç bilemiyorum.</p>
<p>yaptıklarımı şöyle listeleyecek olursak,</p>
<ol>
<li>düzenli bir işim (günlük 4 saat. düzenli web sitesi düzenleme, geliştirme; medya işleri vs.)</li>
<li>amatör fotoğrafçılık</li>
<li>basit web tasarım işleri</li>
<li>maç anlatımı</li>
<li>work and travel</li>
</ol>
<p>ve evet ben bir üniversite öğrencisiyim! üniversite öğrencisi olupta deli gibi çalışan çok adam tanıyorum ama, benim gibi böyle daldan dala değil. adam saatlerce bir işte çalışıyor. bende ise durum öyle değil. farklı farklı alanlarda bile olsa, illaki bir iş çıkıyor. yani şikayetçi miyim bilmiyorum ama, yorulduğum hemde çok yorulduğum aşikar. tüm bunların yanında nasıl olupta derslere zaman ayırabildiğime şaşırıyorum ben daha çok&#8230;</p>
<p>üniversite&#8217;de kendimi geliştirdim geliştirdim diyerek ne iş olursa yapıyorum. <strong>amele miyim ben????</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2797-amele-miyim-ben/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>dost diyor ki&#8230;</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2769-dost-diyor-ki/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2769-dost-diyor-ki/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Nov 2011 21:52:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[hadi ordan]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[şems]]></category>
		<category><![CDATA[şems-i tebrizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2769</guid>
		<description><![CDATA[Bildiklerini unut. Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla. Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et. Gıybet etme sakın, bil ki dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker. Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın. Birini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bildiklerini unut. Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla. Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et. Gıybet etme sakın, bil ki dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker. Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın.</p>
<p>Birini nekadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar. Kainatın matemetiğidir. <strong>Bir koyar, bir alır insan.</strong> Bilmeden kendi hesabını dürer. Hiçbir konuda emin olma. Kendini ayrıcalıklı sayma. Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme. Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir.</p>
<p>Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir. Herzaman başkalarından öğrenmeye açık ol. En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma. Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül yahut üç nokta koy. Açık bir kapı bırak daima. Ne kadar bilsen de hiçbir zaman yeterince bilemeyeceğini unutma. Tevazudan şaşma. Ancak ozaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden.</p>
<p><em>Tebrizli Şems</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2769-dost-diyor-ki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bu adamlar ne yapıyor?</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2749-bu-adamlar-ne-yapiyor/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2749-bu-adamlar-ne-yapiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Aug 2011 16:03:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[hadi ordan]]></category>
		<category><![CDATA[adamlar yapmışlar]]></category>
		<category><![CDATA[cem adrian]]></category>
		<category><![CDATA[halil sezai]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2749</guid>
		<description><![CDATA[halil sezai paracıkoğlu hayranlığım var. hem incir reçelinden, hemde şarkılarından dolayı. -zaten başka nasıl olabilir ki başka? adamla tanışmıyoruz da.- neyse. bu adam cem adrian ile düet yapmış. internette son zamanlarda karşılaşmışsınızdır bir çok defa. ben az önce tekrar denk geldim paylaşayım artık dedim. bu iki büyüleyici sanatçı şarkı söylerken kendilerinden öyle bir geçmişler ki, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>halil sezai paracıkoğlu hayranlığım var. hem incir reçelinden, hemde şarkılarından dolayı. -zaten başka nasıl olabilir ki başka? adamla tanışmıyoruz da.- neyse. bu adam cem adrian ile düet yapmış. internette son zamanlarda karşılaşmışsınızdır bir çok defa. ben az önce tekrar denk geldim paylaşayım artık dedim. </p>
<p>bu iki büyüleyici sanatçı şarkı söylerken kendilerinden öyle bir geçmişler ki, sevişiyorlar şarkılarla resmen! öyle böyle değil, kaptırıp gidiyorlar kendilerini. sanırım çok sevilmelerinin nedeni tam olarak bu. (sevişmeleri değil öküz.) samimi olmaları, kendilerini şarkıya kaptırıp kaybetmeleri. ayakta alkışlanır bu iki sanatçı. umarım daha nice düetlerini görürüz. </p>
<p><iframe width="400" height="255" src="http://www.youtube.com/embed/AaIediZssmg?rel=0&amp;hd=1" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe width="400" height="255" src="http://www.youtube.com/embed/9xpsyAiQWKU?rel=0&amp;hd=1" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2749-bu-adamlar-ne-yapiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>türk yapımı drama romantik filmler 2</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2687-turk-yapimi-drama-romantik-filmler-2/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2687-turk-yapimi-drama-romantik-filmler-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jul 2011 19:23:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hadi ordan]]></category>
		<category><![CDATA[aşk tesadüfleri sever]]></category>
		<category><![CDATA[aşk tutulması]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[film tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[incir reçeli]]></category>
		<category><![CDATA[romantik türk filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[türk filmi]]></category>
		<category><![CDATA[ya sonra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2687</guid>
		<description><![CDATA[daha önceki türk yapımı drama, romantik filmler başlıklı yazımda başka dilde aşk, adını sen koy ve acı aşk üzerine ufak tefek bir kaç yorumda bulunmuştum. bu defa bahsedeceğim iki film ise aşk tesadüfleri sever ve ya sonra. baya bir zaman önce izlediğim aşk tutulması ve incir reçelinden ufak ufak bilgi vereyim madem. öncelikle belirteyim eğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>daha önceki<a href="http://blog.kbrmbl.com/998-turk-yapimi-drama-romantik-filmler/"> türk yapımı drama, romantik filmler</a> başlıklı yazımda başka dilde aşk, adını sen koy ve acı aşk üzerine ufak tefek bir kaç yorumda bulunmuştum. bu defa bahsedeceğim iki film ise aşk tesadüfleri sever ve ya sonra. baya bir zaman önce izlediğim aşk tutulması ve incir reçelinden ufak ufak bilgi vereyim madem.</p>
<p>öncelikle belirteyim eğer romantik komedi, dram filmlerini pek sevmiyorsanız yazdıklarımı hiç okumayın. ben bu tarz filmleri sevdiğimden yapacağım bir çok olumlu eleştiriler size saçma gelecektir. ha bu arada sinema kültürümün öyle harikulade bir seviyede olmadığınıda ayrıca belirtmek istiyorum. -yazar burada mütevazilik yapıyor.-</p>
<h3><strong>ask tesadüfleri sever</strong></h3>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2688" title="ask-tesadufleri-sever" src="http://blog.kbrmbl.com/2010/ask-tesadufleri-sever.jpg" alt="" width="203" height="209" />uzun süre konuşuldu. konuşulmayıda hak etti hani. beni ağlatmayı başarabilen nadir filmlerden. -babam ve oğlum her zaman bir numara elbette.- filmin konusundan hiç bir yazımda bahsetmedim ve bahsetmeyeceğim. filmde yok artık diyeceğiniz onca tesadüf olmasına rağmen filmin o güzel akışında bunları fark etmiyorsunuz bile. filmden çıkıpta biraz düşündükten sonra aklınıza geliyor. filmin müzikleri uzun süre listelerdeydi. sinemada neye göre puan veriliyor bilmiyorum ama ben filmin akışına, çekimine, müziklerine ve işlenişine 10 üzerinden rahatlıkla 8.5 verebilirim. romantik komedi filmlerinde biraz aşırıya kaçınılması gerektiğini düşünenlerdenim. niye mi? abicim bu zamanda hani nerede aşk denebilecek aşk?</p>
<h3><strong>ya sonra</strong></h3>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2690" title="ya-sonra" src="http://blog.kbrmbl.com/2010/ya-sonra-212x300.png" alt="" width="191" height="270" />özcan deniz&#8217;in ilk deneyimi. en başta söyleyeyim film olmuş. bu ülkede bir şarkıcı tutupta film yapıyorsa sinemanın s&#8217;sinden anlamayanlar bile başlarlar eleştirmeye, topa tutmaya. sinema filmi çekiyorsa adam direk 1-0 yenik giriyor bu mecraya. yer yer sıkıcı olsada, filmde ben eğlendim. müzikler çok saçma yerlerde girdi. olmamıştı. filmdeki didem -deniz çakır-&#8217;ın oyunculuğuna bayıldım. ezel&#8217;den bildiğimiz kerpeten ali -barış talay- pek şık oynamış. ona da tebrikler. filme puanım 7.0. özcan deniz sinema sektöründe yeni olduğundan hevesi kaçmasın diye biraz bonkör davrandım.</p>
<h3><strong>ask tutulması</strong></h3>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2695" title="asktutulmasi" src="http://blog.kbrmbl.com/2010/asktutulmasi.jpg" alt="" width="166" height="250" />film türkiye şartları standartlarında. keyifle izleyeceğiniz bir film olmasada, zamanınızı değerlendirmek için izleyebilirsiniz. öyle mükemmel bir aşk beklemeyin. en baştada dediğimiz gibi standart. filmde aşırı fenerbahçe aşkı olduğundan ötürü bir galatasaray&#8217;lı olarak bazı yerlerinde baya bi sıkıldım. saçmada geldi hani. neyse konumuz sinema. aşk tutulmasında anlatabileceğimiz öyle pek bir detay yok. delisin delisin şarkısı filmin yarısında geçiyor. birde tolgahan sayışman&#8217;ın yer yer aşk üzerine paylaştıkları var. filme puanımız 6.5.</p>
<h3><strong>incir receli</strong></h3>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2697" title="incirreceli" src="http://blog.kbrmbl.com/2010/incirreceli-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" />aha şimdi dananın kuyruğu koptu. adamlar yapmışlar abi! halil sezai paracıkoğlu&#8217;nu bu filme tanıdım. harika bir oyunculuk çıkarmış. bir aşk filmi düşünün ki içinde tek bir öpüşme sahnesi bile yok! yok artık der bir çoğumuz izlemezdik heralde filmden önce bunu söyleselerdi. filmi birazda çekici kılan bu sanırım. kimse bilmiyor duygu&#8217;nun neden öyle olduğunu. film müzikleri ise fena. halil sezai&#8217;nin isyan şarkısını bilmeyen kalmadı heralde. filmden sonra hemen her gün facebook&#8217;ta paylaştılar. o sahne ile tanındı film. ve yaşadıkları hayatta kimseyi sevme şansı tanınmayanları sevdiği bir şey oldu<strong> incir reçeli</strong>. neyse film üzerine yazdığım iki tane yazımı okuyun siz, bende notumu verip bitireyim yazımı. <a href="http://blog.kbrmbl.com/2499-yagmur-damlalari/">1</a> &#8211; <a href="http://blog.kbrmbl.com/2502-gul-yapraklariyla-bir-basima/">2</a> notum 8.5. 4 film içindeki bence en iyisi. aşk tesadüfleri sever daha bir gösterişli, daha bir akıcı gitsede; tarzım bu benim napayım?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2687-turk-yapimi-drama-romantik-filmler-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ne? nasıl yani?</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2680-ne-nasil-yani/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2680-ne-nasil-yani/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 23:58:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[hadi ordan]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2680</guid>
		<description><![CDATA[saati çok geciktirdim. cümlelerimi biriktirip biriktirip geliyorum. sanki saat ilerledikçe onlarda artıyor. ilginç ve tavsiye edilesi bir duygu. yaklaşık olarak üç saat önce yazmak için geldiğimde, yazmak için geldim diyerek başlamış ve orada tıkanmıştım. şimdi en azından bu küçük saçma detayı yazabilecek kadar iyiyim. buda teorimi desteklemiş oluyor. daldandala atlamada üzerime yok. tek bir konuda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>saati çok geciktirdim. cümlelerimi biriktirip biriktirip geliyorum. sanki saat ilerledikçe onlarda artıyor. ilginç ve tavsiye edilesi bir duygu. yaklaşık olarak üç saat önce yazmak için geldiğimde, <strong>yazmak için geldim</strong> diyerek başlamış ve orada tıkanmıştım. şimdi en azından bu küçük saçma detayı yazabilecek kadar iyiyim. buda teorimi desteklemiş oluyor.</p>
<p>daldandala atlamada üzerime yok. tek bir konuda yazdığım yazılarımın etiketi &#8220;<a href="http://blog.kbrmbl.com/etiket/sacmalamaca/">saçmalamaca</a>&#8221; bence ben değişik bir adamım. saçmalama etiketiyle yazdığım yazılar genelde içinde bulunduğum anlık ya da birikmiş duygularımın dışa yansıması. saçma olan benim buna bu etiketi vermem. bir diğer saçma olan durum ise şu anda bunu anlatıyor olmam. eğer burada ilk defa yazımı okuyorsanız, hakkımda neler düşünüyorsunuzdur şu anda neler&#8230; ben olsam bende düşünürdüm heralde.</p>
<p>facebook&#8217;ta yaklaşık 400 arkadaşım var. tüm facebook&#8217;ta toplamda kaç grup ya da fan sayfası olduğu hakkında en ufak bir fikrim yok. hemen her gün girdiğim facebook&#8217;ta gruplardan ve arkadaşlarımdan bazı alıntılarla karşılaşıyorum. buradaki asıl amaç paylaşmak mı, yoksa bende böyleyim demek mi bilemiyorum. sosyal bir medya ortamında kafamızdaki kusursuz insanı yaratabiliyoruz. öyle ki ona istediğimiz şeklide verebilme gibi bir şansımız var. adı üstünde sanal. lakin gerçek dünyaya döndüğümüzde iş sarpa sarıyor. orada okuduklarımızın kaçta kaçını yapabiliyoruz diye bir soru sormayacağım size. kafamızın içindeki o mükemmel insan bir anda canavar ve üç kağıtçı bir adama dönüşüyor. oturduğumuz yerden ulaşabildiğimiz ve sahiplendiğimiz o gerçekler, asıl gerçek dünyanın bir parçası değil. keşke orada paylaşabildiğimiz kadar kusursuz olabilseydik. ya da gerçek dünyadaki gerçekler bu kadar acımasız olmasaydı.</p>
<p>üzerine fikrimin olduğu her konuda yazabilirim bu gece. öyle ki ufak çapta bir hikaye yazadabilirim. az önce twitter&#8217;da yazdığım inanmak başlıklı ufak bir iletiden sonra bana bir haller olmuş olmalı. neye inandımda böyle oldum ki? dünyaya istediğim şekli verebileceğim gerçeği mi? gerçek dünya, sanal dünya derken alın size bir dünya daha. kafamın içinde mevcut olan bir tane daha! az önce yazı yazdığım panele doğru bakarken silindir şeklinde bir dünya hayal ediverdim. bugünkü çalıştığım sınavdan ilham etmiş olmalıyım. lakin benim asıl vermek istediğim şekil bu değildi. daha önceki yazdığım yazılardaki gibi herkes iyi olsun, paylaşsın, sevelim, sevilelim gibi şu anki dünyaya fazlasıyla ütopik kaçan duygulara ve eylemlere hiç girmeyeceğim. hatta bundan sonra hiç girmeyeceğim sanırım. insanlar hakkında sürekli vardığım genel yargıların dışına çıkmam gerekiyor. çıktımda. belki bir kaç kişiye iyi gelecek, moral verecek afilli cümlelerimin dışında; genel yargılarımla kimseleri rahatsızlık vermemeliyim. bırakalım kişiler sanal dünyalarında kusursuz adamı gönül rahatlığıyla oynayabilirken, gerçek dünyasına biraz daha yabancılaşıp ona karşı vahşileşsin. son genel yargım dünyanın sonuna doğru giden insanlar olsun. her geçen gün umutsuzlaşıp, dünyasına karamsarlaşan zavallı insanlar.</p>
<p>ya da bu yazıyı okuyorken hala kendine acaba ne diyor bu adam sorusunu sormamış olanlar. sorupta cevap bulamayanlar. cevap bulamayanlar idare edilebilir!</p>
<p>bilgisayarımı kapatıp yatağıma atıyorum kendimi. son şeklini verdiğim dünyanın en üst kısmında kendime manzaralı bir yer ayarladım. şu kavurucu yaz günlerinde serin serin, mis. yarın uyandığımda %101 eminim oradan düşüp bir tarafını yaralamış olarak uyanacağım.</p>
<p>gerçek dünyaya uyumumuzu sağlayamıyoruz derken, dünyada pek şık davranışlar sergilemiyor maalesef demezsem ayıp olur. şeklinde sorun yokta, o şeklini değiştirmeye çalışanlarda var bir şeyler. kötüleri elesek, iyiler kalsa olmaz mı?</p>
<p>kaçtım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2680-ne-nasil-yani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>beni benimle bırak</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2660-beni-benimle-birak/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2660-beni-benimle-birak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jul 2011 20:01:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hadi ordan]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[yorumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[beni benimle bırak giderken]]></category>
		<category><![CDATA[melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[saçmalamaca]]></category>
		<category><![CDATA[zuhal olcay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2660</guid>
		<description><![CDATA[ufak adımlarla geldi. her zaman ki yerindeydi en nihayetinde. derken saat yirmi ikiyi geçmekteydi. tütününü sardı koydu kenara. sabahtan demlenmiş çayını hazır etti ve sessizce yaktı tütününü. hayatında yeni yeni edinmeye başladığı bir deneyimdi bu. tadının iğrenç olduğunu bile bile çektiği her nefeste farklı bir şeyler oluyordu. belkide kendini kandırıyordu kim bilir. sosyal medya zımbırtısına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ufak adımlarla geldi. her zaman ki yerindeydi en nihayetinde. derken saat yirmi ikiyi geçmekteydi. tütününü sardı koydu kenara. sabahtan demlenmiş çayını hazır etti ve sessizce yaktı tütününü. hayatında yeni yeni edinmeye başladığı bir deneyimdi bu. tadının iğrenç olduğunu bile bile çektiği her nefeste farklı bir şeyler oluyordu. belkide kendini kandırıyordu kim bilir. </p>
<p>sosyal medya zımbırtısına ufak bir bakış attı. zuhal olcay&#8217;dan daha önce dinlemediği bir şarkıyı yakaladı. ufaktan bi dinleyim dedi. derken şarkı uzadı, çay yeniden demlene durdu, tütünün birisi bitmeden yenisi sarılmaya başlandı. kendini kaybetmek isteyen birisi için bütün şartlar hazırlanmıştı okuduğunuz üzre. ben mi her zaman bu ruh haline hazırol bekliyordum, yoksa o mu özellikle bana geliyordu bilmiyorum. içinde bulunduğum melankoliyi kelimelere dökecek derecede yazma kabiliyetine erişemedim henüz. belki bir gün&#8230; eksik olan rakı eşliğinde hani. </p>
<p>beni benimle bırak giderken<br />
başka bir şey istemem sen ayrılırken<br />
bana bir tek beni bırak ne olur<br />
gerisi senin olsun<br />
<strong>senin olsun!</strong></p>
<p><!-- Generated by AudioPlay Online Generator (http://www.strangecube.com/audioplay/) -->
<div><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=10,0,0,0" width="15" height="15"><PARAM NAME=movie VALUE="http://www.strangecube.com/audioplay/online/audioplay.swf?file=http://m.friendfeed-media.com/1c93c072f4c24fb2377fe16530f7c9a7108802ec&#038;auto=yes&#038;sendstop=yes&#038;repeat=3&#038;buttondir=http://www.strangecube.com/audioplay/online/alpha_buttons/classic_small&#038;bgcolor=0x000000&#038;mode=playpause"><PARAM NAME=quality VALUE=high><PARAM NAME=wmode VALUE=transparent><embed src="http://www.strangecube.com/audioplay/online/audioplay.swf?file=http://m.friendfeed-media.com/1c93c072f4c24fb2377fe16530f7c9a7108802ec&#038;auto=yes&#038;sendstop=yes&#038;repeat=3&#038;buttondir=http://www.strangecube.com/audioplay/online/alpha_buttons/classic_small&#038;bgcolor=0x000000&#038;mode=playpause" quality=high wmode=transparent width="15" height="15" align="" TYPE="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"></embed></object></div>
<p><!-- End of generated code --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2660-beni-benimle-birak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>el falı baktırdım</title>
		<link>http://blog.kbrmbl.com/2647-el-fali-baktirdim/</link>
		<comments>http://blog.kbrmbl.com/2647-el-fali-baktirdim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jul 2011 22:11:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yunus</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hadi ordan]]></category>
		<category><![CDATA[el falı]]></category>
		<category><![CDATA[evlendik]]></category>
		<category><![CDATA[fal baktırdım]]></category>
		<category><![CDATA[güzel fal]]></category>
		<category><![CDATA[nehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.kbrmbl.com/?p=2647</guid>
		<description><![CDATA[güyaaaa bu yazıyı 3 saat önce yazacaktım. facebook&#8217;u açtık aldık başımıza belayı iyimi! 10 saat başındayım Allah müstahakımı versin benim. -müstahak ne ya la?- neyse fazla sıkmadan konuya geleyim. bugün akşam el falıma baktırdım. daha önceden kahve falımada baktırmış ve buraya detayları ince ince işlemiştim. o gün bugündür fal baktırmıyordum. baktırmışta olabilirim. olabilir miyim? neyse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>güyaaaa bu yazıyı 3 saat önce yazacaktım. facebook&#8217;u açtık aldık başımıza belayı iyimi! 10 saat başındayım Allah müstahakımı versin benim. -müstahak ne ya la?- neyse fazla sıkmadan konuya geleyim.</p>
<p>bugün akşam el falıma baktırdım. daha önceden kahve falımada baktırmış ve <a href="http://blog.kbrmbl.com/1282-kahve-fali-baktirdim/">buraya</a> detayları ince ince işlemiştim. o gün bugündür fal baktırmıyordum. baktırmışta olabilirim. olabilir miyim? neyse hatırlamıyorum. fallar hep benden yana aga. ya da beni seven insanlar bakıyor, sevdiklerinden güzel şeyler söylüyorlar =) bu arada ellerimin titrediğini farkeden falcım, guatr olabileceğimi söyledi.</p>
<p>yahu bi şey anlatacağım anlattırmıyorsunuz ki adama! bi durun da! şöyle ki; ileriye yönelik başarılı, mutlu, huzurlu ve sakin bir hayat beni bekliyor. tamda istediğim gibi. lakin hemen böyle bir hayatın hemen mezun olduktan sonra başlamaması en büyük temennim. en azından otuzuma kadar free bir adam olayım. gezeyim, eğleneyim yahu&#8230; sonracıma antep&#8217;ten uzağa gidemiyorum. demir attık buraya aga, kaçışı yok. bak buna üzüldüm işte. yani ileride ben burada yaşamayı düşünmüyordum ki&#8230; illede antep&#8217;te kalacaksın dedi durdu falcım. peki dedim =(( kısmetimizse çekeriz&#8230; arada yurtdışı falan olmaz mı diye pazarlığa tutuştum hemmen! sanki falcım ne derse o olacak =D</p>
<p>hayatında biri var dedi. sanki yeni bişey! =) ben kendimi bildim bileli hayatımda biri var zaten. evleneceksiniz dedi. yutkundum, kızardım falan. birde çocuğunuz olacak dedi. atladım hemen! <strong>kız mı kız mı????</strong> ahhhh ah, görünmüyormuş =( kız mı istiyorsun? dedi. e yaniiiii&#8230; bi <strong>nehri&#8217;m</strong> olsun istedim, isterim, isteyeceğim! =) inşallah dedik. falın en güzel kısmı burasıydı sanırım. evlenmek, çocuk sahibi olmak, huzur ve mutluluk&#8230; daha geçen seneye kadar dillendirdiğim tek hayalim buydu. vazgeçmiş değilim! küçük şeylerle mutlu olabilirim ben diyen dingillere selam edip, mutlu olabiliyorum abi napayım diyorum.</p>
<p>el falım kaderimse, falcım bu konuda azda olsa ufak bir bilgiye sahipse ve mantıklı salladıysa, birazda şanslı bir adamsam; tutar umarım. fala inanmadım, falsızda kalmadım. ille bir çocuğum olacak diye bir şey yok. kısmettt =)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.kbrmbl.com/2647-el-fali-baktirdim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

