ardimda biraktiklarim…

ardimda biraktiklarim…

08 Kas 2010 | geçmişe dair, hakkimda, yorumsuz

evet 2 gün kadar önce kendime her gün blog yazma sözü vermiştim. bu sözümü dün tuttun mu tutmadım mı hatırlamıyorum ama bugün tutacağım. konu olarak geçmişimden bir kaç bişey yazmak istiyorum. şimdiye kadar hiç bahsetmemiştim bunlardan kimseye. içinde olanlar dışında kimseye anlatmadım. içinde olanlardan kimse kalmadı, bende bunları kimseyle konuşmadım. içimde birikmedi, bana acı vermiyor, [...]

firar…

31 Eki 2010 | hadi ordan, müzik

merhabalar, uzun zamandan beri, her zaman olduğu gibi yazamadım. yoğunum bir kaç gündür. ders çalışıyorum. ders çalışıyorum. ders çalışıyorum. çalışmalarım yeter mi yetmiyor mu bunu sınav sonuçları açıklanınca öğreneceğiz. son günlerde sürekli şarkı dinliyorum ve en son favorim incesaz’dan firar. buyrun dinleyin, yakın zamanda burayım :) incesaz’dan firar… bir sihir gibiydi şehre inerken gece mektubun [...]

no alcohol, no cry!

no alcohol, no cry!

24 Eki 2010 | geçmişe dair, günlük, hadi ordan, hedeflediklerim

merhabalar, 5 günden bu yana yazmıyormuşum şimdi baktımda. uzun zamandan beri hayatımda yazmaya değer bir şey bulamıyorum sanırım. bugün yazdığım yazıya sığdıracaklarım paylaşmaya değer mi değmez mi onuda bilmiyorum ama en azından 3 – 5 satır karalayıp, ileriye şu cuma gecesi için bir şeyler bırakılmalı diye düşünüyorum. neden cuma? çünkü kendimi alkol komasına sokmayı becerebildğim [...]

kumral ada’dan mabel’e…

kumral ada’dan mabel’e…

16 Eki 2010 | hadi ordan

daha önceki yazımda mabel‘den bahsetmiştim. şimdi aynı romanki ada’nın tuna’ya yani mabel’e söyledikleri. hatırlayamadım ama az önce denk geldi… sen hiç kimsenin olamayacağı kadar çok şeyimsin benim… yüreğimde sana ayrılan yer herkesinkinden büyük. yalnızca bir arkadaş, bir kan kardeş, bir sırdaş, bir çok yakın dost değil, bir büyük sevgisin sen… yanında sonsuz şımarabileceğim ve hala [...]

sessizlesiyorum zaman zaman

sessizlesiyorum zaman zaman

09 Eki 2010 | günlük, hadi ordan

bazi zamanlar geliyorki kendimi kaptirdigim tum masallar yalan oluyor. kafamdaki tum hikayeler, pollyanna sacmalamalari, hersey guzel olacak falan hepsi bos… onune gecemiyorum olacaklarin. hatta olmayip gozumde kocaman gorunen, degistiremeyecegimi dusundum seyler beni benden alip baska diyarlara goturuyor… ardimda biraktigim yunus eski haline donuyor. umutsuz, ruhsuz ve uzgun… donem donem rastladigim bu seyin sadece bende olup [...]

7 ekim sacmalamasi!

7 ekim sacmalamasi!

06 Eki 2010 | günlük, hadi ordan

yazmakla yazmamak arasında sıkışıp kaldığım şu saatlerde ufacık, küçücük, minicik bir kaç cümleyle uyumaya gideceğim. ne yazacağım? sonu belli olmayan, başı hakkında henüz fikir dahi edinemediğim yazımla hepinize merhaba! mutluyum, huzurluyum, sakinim… ya da bunların hepsi gibiyim bilmiyorum. kendimi iyi hissediyorum ama bu benim alışık olmadığım bir durum. bünyem alışık olmadığı için tüm bunlara kendini [...]

dinlemeyi bilmeyen insanlar

dinlemeyi bilmeyen insanlar

29 Eyl 2010 | hadi ordan

bilmiyorum hiç fark ettiniz mi ama insanlarımız sürekli bir şeyler anlatma peşindeler. bir topluluğa girdiğimizde herkes kendi kafasından bir şeyler söylüyor hiç susmadan. iyimser bir sayı verecek olursam; 10 kişi bir araya geldiyse bunlardan en fazla 2′si dinlemeye meyilli. geri kalan 8 adam bir şeyler anlatıyor, çabalıyor, konuşuyor, bağırıyor, çağırıyor… eskiden gelen bir alışkanlık olsa [...]