tuttu tutmadi

tuttu tutmadi

30 Mar 2011 | geçmişe dair, günlük, yorumsuz

usul usul yaklaşıyorum bekleyişlerimin sonu geldi aradığımı buldum işte diyorum sarıyorum sıkıca bedenimde sıcaklığını hissediyorum ılık bir karşılamayla cevap veriyor tenim gözlerimden akanlara anlam veremiyorum mutluluk gözyaşlarından bahsetmişlerdi sanki olsa olsa onlardır diyorum ona vardım, artık mutluyum diyorum kimse benden daha iyi değil artık benden iyisi, mutlusu olamaz! hiç elde etmediğini asla yitirmez insan hiç [...]

ustat’tan bize ufak bir alinti

ustat’tan bize ufak bir alinti

05 Mar 2011 | alıntı, yorumsuz

Kadınlar ağaçtaki elma gibidir. En iyileri en üst dallarda bulunur. Erkeklerin çoğu düşüp incinmekten korktuklari için, üst dallara uzanmak istemezler. Onun yerine yere düşmüş çürükleri toplarlar, çünkü onlari elde etmek daha kolaydir. Yukaridaki elmalar ise kendilerinde ararlar suçu ve sorarlar, nerede hata yapiyorum diye. Aslinda gerçekten hatasiz ve muhteşemlerdir. Sadece doğru erkeğin ortaya çıkıp cesaretini [...]

yorumsuz 0016

yorumsuz 0016

27 Şub 2011 | hadi ordan, yorumsuz

hayatın ezberi yok hep söylerim. sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş meselesi değil bu. bir yaşananın sürekli kendini yenileme durumuna da inanmıyorum. hisler hisler hisler diyoruz. ne abi bu hisler? biz hisler üzerine öyle atıp tutmadan önce, ne hissediyoruz sahiden biz? ben zevkle söyleyebilirim elbet. zaten şu anda bende tam olarak bunun için yazıyorum. doğrusu [...]

soylesene kimim ben?

soylesene kimim ben?

23 Şub 2011 | günlük, hadi ordan, yorumsuz

bana beni anlatmanı istiyorum hakkımda bilmediğim o kadar çok şey var ki sen beni tanırsın bilirsin kimim ben bilmeden anlatmışımdır sana hiç ummadığın bir anda bir kaç bişey ya da hayati bir sır vermişimdir sana sende şaşırmışsındır belki? kendimle ilgili fark etmeden… ben sana güveniyorum çünkü hiç başkası olmadım sana kendimden fazlasını bile verdim bilse [...]

buralar gitsin sen gitme

buralar gitsin sen gitme

04 Şub 2011 | müzik, yorumsuz

Çok su verince ölür ya çiçekler Çok ağlarım, çürür gözlerim gidersen eğer Ben senin gül bahçende oyunlarıyla mutlu Ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum. Sen ne güzel güldün, solmuyordun. Hem çok seviyordun hem beni yormuyordun. Çiçekler… Çiçekler sevildikçe büyür. Gitme diyorum sana gitme! Çiçeklerim benimle ölür. Buralardan gitme. Buralar gitsin, sen gitme. Gitmek çözecekse… [...]

nereden bil…

nereden bil…

03 Oca 2011 | fotograf, yorumsuz

ayni kokten geldigimiz dogrudur bir o kadar yakin oldugumuzda ben sana mecburmusum gibi surekli yanibasinda sen sanki beni sevmeye calisir gibi… gozlerimin ucu degmeye calisiyor seninkilere paralel bakiyoruz yasama, kesismiyor bakislarimiz onceleri ayni seyleri dusundugumuzu sanirdim ya megerse sebebi bundanmis… nereden bilebilirdim ki, ayni tarafa bakan iki insanin ayni yerde asla bulusamayacagini!

tam olarak bu!

tam olarak bu!

20 Ara 2010 | alıntı, geçmişe dair, hadi ordan, yorumsuz

“Hiç unutmaman için,dua ettiğim birşey söyleyeyim sana; bir insanın yaşayabileceği en büyük pişmanlık ömrünün sonuna vardığında rüyalarını yaşamamış olduğunu görmektir. Ömrünün sonuna hatta ortasına gelip bir sabah uyandığında, cesaretli davranmadığını, yıldızlara uzanmadığını, potansiyelinin onda birini bile gerçekleştirmediğini fark etmek, insanın kalbini kırar. Bu konuda bana güven, örneklerini hergün görüyorum. Ömrümüzün sonunda yüreğimizi pişmanlıkla dolduran şey, [...]