yoksun, yoksun yanımda,
geçecek demiştin ya,
geçmedi duruyor hala,
yoksun yoksun yanımda,
bu puslu kalanlarda yoksun yanımda,
unutma, beni unutma!
öğrenme şeysi -video-
hoşuma giden bir videoyu paylaşmak istiyorum. ingilizcesini ben türkçeye çevirdim aşağıda. pek başarılı olmadı ama tam anlayamadım…
things to learn from Matt Edgar on Vimeo.
öğrenilmeyi bekleyen 11 trilyondan fazla şey var
denemek, her zaman iyidir
hata yapmak, öğrenmenin en etkili yoludur
takım ruhu daha iyidir
beraberken daha fazla öğrenirsin
basit şeyler genelde dahice meydana getirilir
biz hepimiz farklıyız. minnettarız…
ne kadar fazla bakarsan
o kadar çok anlarsın
herkes işinin üstesinden dahice gelebilir
gerçekten!
herkes işinin üstesinden ustaca gelebilir…
eğer kendini komik bir durumda buluyorsan,
bu iyiye işarettir
hayal etmeyi de unutma!
bazı sıkıcı şeyler güzelleşebilir,
eğer o karmaşayı anlamaya çalışırsan
tamam artık benden bu kadar dediğin anlarda,
genelde ortaya güzel işler çıkar :)
boş oturduğunuz zamanda aklınıza güzel fikirler gelebilir bazen
herşeyin iyi bir sebebe ihtiyacı yoktur(?)
tdp, çocuklara gönüllü oluyorum!
merhaba,
uzunca zamandan beridir yazmıyordum. “yeni yazı ekle” sayfasına çoğu defa tıkladım ama içini dolduracak birşey bulamadığımdan geri sessizce kapadım. şimdi yazıyorum, evet ben gönüllü oluyoruuuum! :)
Gaziantep Üniversitesi Gıda Mühendisliği 1. sınıf öğrencisi olan ben, 2. dönemden itibaren zorunlu bir ders alıyorum. dersimin adı ise: Toplumsal Duyarlılık Projesi. bu projeyi yaklaşık 2-3 ay gibi bir süre devam ettireceğim. tabii yalnızca bu işin zorunlu dersi verme kısmı. eğer devam etmek istersen sonu yok gönüllüğün. yıllarını vermiş insanlar varmış…
psd20 projesine destek
2010 yılında Photoshop 20. yılını kutlamaya hazırlanırken gelin hep birlikte Photoshop’ta ortak bir tasarım projesi başlatalım. Boş bir sayfayla tasarıma başlayalım. Herkes yeni bir layer ekleyerek tasarımı geliştirsin. Ne dersiniz?
diyerek başlatmış bu psd20 projesini Barış Özcan. bizde çorbada tuzumuz olsun diyerekten yapmıştık birşeyler. bu proje çok güzel düşünülmüş ve halen devam ediyor. her kesimden insanın katılıp, kendince birşeyler yapabileceği bu projede sizde olmak istiyorsanız buyrun buradan devam edin :)
benim yaptığım 18. layer idi: Barış Özcan’a tekrar teşekkürler :)

kaynak: flickr.com/photos/semiyotik/4291431086/sizes/o/
tiyatro – hayvan çiftliği
merhabalar,
geçenlerde tiyatroya gittik. tiyatroya ömrü hayatımda en fazla 2 defa falan gitmişimdir bundan önce. onda da okul götürmüştür gençler tiyatro kültürü edinsin diye :) ama etrafımda tiyatro’yu bilen 3 adam ya vardır ya yoktur. onlarda nadiren giderler…
gittiğimiz oyunun adı hayvan çiftliği. oyun fabl tarzında yazılmış. bir çiftliğin hayvanları çiftlik sahibinin onlara yaptıklarına daha fazla dayanamayıp isyan ediyorlar. çiftlik onların eline geçiyor ama bu defa da ahlaksız domuzlar diğer hayvanlar üzerinde egemenlik kuruyorlar. diğer safım atlar, eşekler okuma yazma bilmediklerinden, unutkan olduklarından uyuyorlar domuzlara. iyi niyetli snowball’da ölünce herşeyi ellerine alan domuzlar, bir bir yok ediyorlar diğer hayvanları…
tiyatro baya bir kalabalıktı. buna cumartesinin etkisi baya fazladır sanırım. tiyatro bilgimiz pek fazla olmadığınan antep halkı olarak, perde aralarında alkışlamadık. bunun yapılması mı gerekiyordu bilemediğimden kös kös izledim bende :) o değil tiyatro sonunda rahat 2 dakika alkışladık. bir ağabey ayağa kalkınca hepicağızımız kalktık :D adamlar 3 – 4 defa selam verdiler sonunda :) yüzlerindeki ifade: “hadi ama gençler bitirin şu şak şakıyıda evimize gidek” diyordu :D
tiyatro sever bir arkadaşın sayesinde bizde bu yaşımızda gitmiş olduk. güzel oldu, hoş oldu… tekrar gitmeyi düşünüyorum :) biletlerde zaten sinema biletlerinin yarısı, adamlar da kanlı canlı olunca dadından yinmiy :)
merhabalar, ben 

