yoksun, yoksun yanımda,
geçecek demiştin ya,
geçmedi duruyor hala,
yoksun yoksun yanımda,
bu puslu kalanlarda yoksun yanımda,
unutma, beni unutma!
psd20 projesine destek
2010 yılında Photoshop 20. yılını kutlamaya hazırlanırken gelin hep birlikte Photoshop’ta ortak bir tasarım projesi başlatalım. Boş bir sayfayla tasarıma başlayalım. Herkes yeni bir layer ekleyerek tasarımı geliştirsin. Ne dersiniz?
diyerek başlatmış bu psd20 projesini Barış Özcan. bizde çorbada tuzumuz olsun diyerekten yapmıştık birşeyler. bu proje çok güzel düşünülmüş ve halen devam ediyor. her kesimden insanın katılıp, kendince birşeyler yapabileceği bu projede sizde olmak istiyorsanız buyrun buradan devam edin :)
benim yaptığım 18. layer idi: Barış Özcan’a tekrar teşekkürler :)

kaynak: flickr.com/photos/semiyotik/4291431086/sizes/o/
özgünlük üzerine rönesans adamı…
disko kralı nı izlerken özgünlük-orjinallik konusuna rönesans adamı‘nın girdiği entry. okan bayülgen’de teşekkür etti, meşhur oldu ama yazdıkları çok sağlam. bana da güzel bir örnek oldu, buraya yazarak unutmayacağım. bir teşekkürde bizden rönesans adamı’na :)
hiçbir şey orijinal değildir.
hayalgücünüzü gazlayan, sizi ilhamla titreştiren heryerden çalın.
eski filmlerden, yeni filmlerden, müzikten, kitaplardan, resimlerden, fotoğraflardan, şiirlerden, rüyalardan, rastgele sohbetlerden, mimariden, köprülerden, tabelalardan, ağaçlardan, bulutlardan, sulak havzalardan, ışık ve gölgelerden beslenin.
sadece ve sadece ruhunuza seslenen şeyleri malzeme alın.
bunu yaparsanız işiniz (ve hırsızlığınız) özgün olur.
özgünlük paha biçilmez, orijinallik safsatadır.
bunları yaptıktan sonra da hırsızlığınızı saklamakla uğraşmayın, tam tersine değerini bilin.
jean-luc godard’ın “nerden aldığınız değil, nereye götürdüğünüz önemlidir.” sözünü hep aklınızda tutun.
entry #15154563
mim şeysi, 7yedi -e hadiii!-
merhaba,
bugün işte bende blog oldum ulen diyeceğim birşey yazacağım sanırım yeni gözlüğümle hehe :) pek bir sevdiğim amerikadan arkadaşım -amerikada görüşmedik ama aynı zamanda ordaydık, gönüller birdi- arif‘cimin benide gördüğü, 7 kişi arasına dahil ettiği, hediyelediği, mim… ona kocaman teşekkür ediyorum. seviyorum onu :)
saçma bir giriş sonrası bahsedeyim bu şeyden. hakkımda 7 şey yazacağım. arifcimin blog linkini yayınlayacağım ki burada, logomuz hemen yanda görülüyor zaten, ne olduğunu anlamadım ama neyse, 7 blogger’a yollayacağım sayfanın en altında bu mim’i, onlarda nasiplenecekler alacaklar ödüllerini; onların linkide hemen yanında zaten, onlara haber veriyorum hemeeeen, ve hakkımda 7 şey geliyor, devam ediniz…
1. normal insanlara göre geç kaynaşan bir tipimdir. herkes herkesle tanışıp ortamını kurduktan sonra ben birşeylere katılırım ya da katılmam. aradan bir zaman geçip insanları tanıdıktan sonra kafama yatanlarla takılırım. genelde yanlış seçim yapmıyorum ama olanlarda çok büyük oluyor. insanları pek süzemiyorum… bunla beraber safımda sanırım :S
gözlüksüz dünyaya bakmak?
başlığa cevap verecek olursak: derecen büyükse dünyaya sadece bakmış olursun. görmüş olmazsın yani :) yaklaşık 2.5 dereceli gözlerim artık gözlüksüz pek verimsiz kalmaya başladı. insan elinde olmayanın değerini daha bir iyi anlıyor. vallahi öyle… son zamanlarda şükür etmeyen bir insan olan bana, iyi bir ders oldu bu.
kaşımı yardı gözlük vidaları, parmağımı kestim… her yanım ağrıyor. canım sıkkın…
fotofolio wordpress galeri teması türkçe
wordpress galeri teması arıyordum ki böyle birşey buldum. kurdum biraz kurcaladım ve çok çok beğendim. alt yapısı gayet basit ve görünüşüde şık ve sade…

Kalici baglanti yonlendirme WP
bugun kalici baglantilarimi degistireyim dedim. daha onceden gun/ay/yil/konu-adi seklinde olan baglantimdaki tarihleri sileyim dedim. daha onceden bunu denedigimde google indexlerim direk yonlendiriyordu. ancak bu defa sayfa bulunamadi hatasi almaya basladim. biraz arastirdim.
kimileri .htaccess dosyasinin izinlerini 777 yap diyordu. 666 seklindeydi ve 777 yaptim denedim sorun hallolmadi.
yine kimileri .htaccess dosyasinin icerigini:
<IfModule mod_rewrite.c>
RewriteEngine On
RewriteBase /
RewriteCond %{REQUEST_FILENAME} !-f
RewriteCond %{REQUEST_FILENAME} !-d
RewriteRule . /index.php [L]
</IfModule>
bu sekilde ayarla diyordu. onu da denedik. yine olmadi…
en sonuncu denememde ise basardim. simdi onu anlatalim, zamanla kalici baglantisini degistirmek isteyenler olursa baksin direk halletsinler.
permalink redirect wp plugin diye bir eklenti var uzerinize afiyet. bu eklentiyi indirin ve ftp sunucunuza atin. eklentiyi aktif edin ve daha sonra wp admin > ayarlar > permalink redirect‘e girin. 3 tane buyuk kutu goreceksiniz. ilk ikisini bos birakin ve sonuncu kutuya yani (Old Permalink Structures:) kutucuguna daha once blogunuzda kullandiginiz kalici baglanti yapisini yapistirin. bende ki “/%day%/%monthnum%/%year%/%postname%/” bu sekildeydi. bunu yazdim ve kaydettim. wp admin den kalici baglantilari da istedigim gibi, yani “/%postname%/” bu sekilde yaptiktan sonra sorunum halloldu. artik eski linklere tikladigim zaman bile, beni dogru icerige goturuyor. hayrini gorun :D
eklenti sahibi: permalink redirect wp plugin
burdan da direk indirebilirsiniz ;)
türkçe internetin büyümesi, ha!
buradaki blog da bir yazı dikkatimi çekti;
” Türkçe internetin büyümesi için sevdiğiniz sitelerde reklamları gözden geçirip ilginizi çekenlere mutlaka tıklayın. Çok şey farkedecek ! ” yazan arkadaşı tebrik ediyorum.çok doğru
diyor kendisi. benim yorumum:
böyle mi büyüyecek internet sizce? yanlış bir yargı olduğuna inanıyorum. elbette reklamlara ihtiyaçları vardır şirketlerin, sitelerin… ancak çözüm bu değil bence. önce oturup faydalı bilgiler edinmek olmadı hedef. sabahtan akşama kadar facebook, msn arasında gidip gelerek büyümez internet +1
devam ediyorum… pis emellere alet edilmemeli internet. +2 amacının dışına çok çıkmaya başladı. önceleri çocukların dersi varmış abi diye alınıyor, sonra bakmışız çocuk dersi defteri bırakmış facebook ta takılıyor. baba akşam geliyor okey, tavla atıyor… anne çocuk okula gidince oturup dizi izliyor, fal bakıyor!
interneti geliştirmeden önce, internete bakış değişmeli. internet mi bize birşeyler verecek, biz mi ona?
bu adam bir harika! the portrait art
merhabalar,
bugunki yazimda bir sanatcidan bahsetmek istiyorum. facebook da az evvel bir video izledim ve umarim link vardir dedim videonun sonuna yakin. video burada,
bu Cinli ya da Koreli arkadasimiz kendisini karakaleme vermis ve bu isten para kazanmaya calisiyor. vesikalik fotograflarinizi siz yollayin, ben karakaleme cevireyim diyor. bence isini gayet guzel yapiyor. ve en guzel yanida yaptiklarini videoya cekmis ve paylasmis… unlulerinde bir cok portresi bulunmakta. eger bu isten hoslaniyorsaniz ve paranizda varsa kesinlikle yaptirin bir portrenizi…
arkadasimizin kendi sitesi theportraitart.com u isterseniz bir inceleyin… ayrica yaptigi islere burdan bakabilir, fiyatlandirma listesinide buradan gorebilirsiniz…
basarilar diliyor, kendisine helal olsun! diyoruz :)
faili meçhul kıyağı kendime yaptım :)
blogu ilk açtığım sıralar faili meçhul kıyağa destek vereceğimi söylemiştim. doğrusunu söylemek gerekirse o zamandan bu yana halen bir kıyak yapmış değilim :) öylece kestim 5 – 6 tane, sonra koydum cüzdana duruyor daha masum masum… 2 ay kadar önce okulda speaking sınavım var. biri yabancı, diğeri türk olmak üzere 2 hocaya bir resim ve altında yazan yazıyı açıklamaya çalışıyorsun. önce resim tasvir ediliyor, ardından alttaki yazıdan ne anladın diye soruyorlar.
benim resim “creative” (yaratıcı) başlıklıydı. iki tane kızıl derili gibi giyinmiş genç, tahtadan yapılmış scooter türü birşeyler piyasa yapıyorlar :) piyasa dediysek uludağ yolu gibi etrafı yeşillik bir yolda geziyorlar. neyse tasvir ettik adamları, bindikleri aleti çat pat anlattım derken konu alttaki yazıya geldi. aslında konuşabileceğim bir konu ancak tıkandım kaldım orda. nerden başlasam diye düşünüyorken hoca yaratıcı bir fikrin var mı? dedi. o an aklıma bu bizim kıyak geldi ve olmaz mııı dedim :) elimi cebime attım, biraz korktular :D “ulen çocuk yaratıcı olacam dersen vurmasın bizi” der gibilerden :D gülesim geldi tuttum kendimi falan, sonra da bizim kıyak kağıtlarından çıkardım, başladık onun üstüne konuşmaya…
ne olduğunu elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. işte mesela sen birine bir iyilik yapacaksın, bir hediye falan vereceksin ama o senin kim olduğunu hiç bilmeyecek. hiç mi dediler şaşırdılar, evet hiç öğrenmeyecek dedim. burda amaç karşıdakini çıkarsız olarak mutlu etmek
ENG; the essential aim is to happy someone without they know
TR: asıl amaç haberi olmadan birisini mutlu etmek
grammer ne kadar doğru bilinmez tabi ama anladıklarına eminim :) eğer bu sınavdan 65 gibi birşey aldıysam bunu fmk‘ya borçluyum :) teşekkür ederim fmk :p ben birisini karşılıksız mutlu edemedim bu kartlar ile ancak o beni baya mutlu etti :) bu kıyak fırtınasını USA’ya taşımak istiyorum, adamlar biraz iyilik güzellik öğrensinler, sevsin-sevilsinler yahu :)
8 sayfalık basit html sunum
daha önceden bu şablonu bir yerlerden bulmuştum ama nerden buldum hatırlayamıyorum. geçenlerde bir arkadaş bilgisayar dersimiz için 8 sayfalık basit birşey istiyor hoca, sen yapabilir misin? dedi. kalktım bu şablonu düzenledim. ilerleyen günlerde bazı bu tür durumlarda olacak gençler için upload ediyorum :)umarım işinize yarar.
merhabalar, ben 

