beni benimle bırak

beni benimle bırak

11 Tem 2011 | günlük, hadi ordan, müzik, yorumsuz

ufak adımlarla geldi. her zaman ki yerindeydi en nihayetinde. derken saat yirmi ikiyi geçmekteydi. tütününü sardı koydu kenara. sabahtan demlenmiş çayını hazır etti ve sessizce yaktı tütününü. hayatında yeni yeni edinmeye başladığı bir deneyimdi bu. tadının iğrenç olduğunu bile bile çektiği her nefeste farklı bir şeyler oluyordu. belkide kendini kandırıyordu kim bilir. sosyal medya zımbırtısına [...]

yazmak

yazmak

30 Haz 2011 | hadi ordan, yorumsuz

hep söylemişimdir “yazmak güzel iş üstadım..” diye. bir çok arkadaşımı heveslendirmeye çalıştığım -yazmalısın olm. ihmal etmeden her gün, her gün, her gün yazmalısın!- olmuştur. yazmayanın anlayabileceği bir duygu değil bu. bir yerde paylaşabilen insanların yapabileceği bir şey olmalı yazmak. insanlar içindekileri nasıl dillendiriyorlar? hakkımda hemen her şeyi bilen bir çok insan var hayatımda. ama onlarla [...]

sezen aksu, sen, ben

sezen aksu, sen, ben

22 May 2011 | hadi ordan, yorumsuz

ne zaman sezen aksu’nun sesi gelse kulağıma, aklıma ilk gelen sen oluyorsun. tuhaf. sen, ben ve sezen aksu. üçümüz hiç bir araya gelmemiştik ki… başka şarkılarımız vardı ortak, sadece şarkılarımız ama. sezen aksu diyorum. bütün şarkılarında diyorum. sesini duymam yetiyor diyorum. 1945 çalıyor. o kadar olmamıştı sanki… kınalı kuzum, vazgeçtim, pişman olduğun zaman, perişanım şimdi, [...]

son ki üc dört

son ki üc dört

10 May 2011 | hadi ordan, yorumsuz

yokluğa ağıt yakmak kolay olanı en kral şiirler sana yazılmıştır sana benzeyen hikayenlerin bini bin para bütün şarkılarda bulursun kendini hüznün koynunda uykusuz geceler mutluluğun tarifi zor olanı abidin dino denemiş bir ara serpe serpe serpiştirmiş çoluğu çocuğu bildiğim başka tarifi yok ben hiç oralı olamadım ki sapıtmış duygular cirit atıyor eyleme dökülsün hele bir [...]

üç… nokta

üç… nokta

28 Nis 2011 | alıntı, hadi ordan, yorumsuz

ben gücümün yetmediği, konuşamadığım zamanlarda kullanırım bu üç noktayı. herkeste anlamları farklı farklı olmalı. anlam veren siz ve sizin yaşadıklarınız, yorumunuz, bakışınız… illede şü nokta şu yüzden, şu nokta şu yüzden demek doğru olmamalı. dediğim gibi, neyseniz o’dur üç nokta bence. birileri üç noktayı şöyle tanımlamış. bakalım size uyacak mı? 1. nokta anlamı gidenlerin arkasından [...]

yorumsuz 050

yorumsuz 050

17 Nis 2011 | günlük, yorumsuz

“üşüyorum. soğuk değil sensizlik eksinin altına indiriyor vücut sıcaklığımı. nefesim kesilmiş gibiyim. konuşuyorum. duyuyorsun sanıyorum ama sesim bana bile yetişmiyor. susuyorum sonra. gözlerim arayıp buluyor seni her defaki gibi. senden uzağa gidemiyorlar zira. kimse seni ben gibi görmüyor.” 16 nisan’ın ilk saatlerinde yazmışım. yazmak isteyenin eli tutulmuyor heralde… birde perşembe günkü analitik dersinin sonlarına doğru [...]

kaybetmek…

kaybetmek…

17 Nis 2011 | hadi ordan, yorumsuz

kaybedenler kulübü filminden ufak bir alıntı yapalım istedim bu gece. nejat işlerin sesi hiç bu kadar güzel gelmemişti şimdiye kadar :) dinleyelim mi o halde? kaybedenler kulübü – kaybetmek – hiç birisinin sana sahip olduğunu düşündüğün oluyor mu ya da bir şeyin? – ben… evet farkettim bunu. her farkettiğimde de gitmek istedim. bazı insanlar aile [...]